kâgir

kâfir

Ar kāfir كافر z [#kfr fāˁil fa.] dinsiz <? Ar kafara كفر zörttü, inkâr etti

kafiye

Ar ḳāfiya(t) قافيّة z [#ḳfw fāˁila(t) fa. fem.] beyit, şiirde kafiye Ar ḳafā قفو zpeşinden gitti, izledi

kafkaesk

İng kafkaesque Kafkavari, kâbus gibi öz Franz Kafka Bohemyalı Alman yazar (1883-1924)

kaftan

≈ Ar/Fa ḳaftān/ḳafṭān قفتان/قفطان zuzun kollu ve önü açık cübbe ~? ETü *kap-ton cübbe

kâfuru

Ar/Fa kāfūr كافور zlaurus camphora bitkisinden elde edilen Güney Asya kökenli reçine ≈ OFa kāpūr a.a. Prakrit kappūra a.a. Sans karpūra कर्पूर za.a.

kâgir

"1. iş tutan, 2. bodrum katı, 3. taş yapı" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kārgīr: iş tutici & podrom. Qui negotium sustinet & de alterius opere prospicit [başkası adına iş üstlenen]. Cella subterranea [yeraltı mahzeni]. Dicitur enim kārgīr binā: Lapidea domus [taş ev]. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kārgīr: Dayanıklı taş bina, kerpiç bina. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
kārgīr zebanzedi kāgīr: Taş yahud tuğla harcile yapılmış, ahşabın gayri.

Fa kārgīr كارگير zkireç harçlı taş (yapı) Erm k'argir քարկիր za.a. (Kaynak: Acar sf. 4.560)§ Erm k'ar քար ztaş Erm gir կիր zkireç

 kâr, +gir

Not: Farsça sözcüğün kār-gir "iş tutan" ya da kāh-gir "saman-tutan" şeklinde yorumlanması anlamsızdır.

Benzer sözcükler: kârgir


10.09.2017
kağan

<< ETü χaḳan/χaġan/χān Türk hükümdarlarının unvanı

kâğıt

≈ Fa kāġad/kāġaḏ kâğıt Sogd kāġədā/ḳāġədā a.a.

kağnı

<< ETü kaŋlı iki tekerlekli yük arabası ~? Çin qionglu 穹廬 zkıl çadır

kağşa|mak

<< ETü koġşa- içi boşalmak, koflaşmak ETü koġuş içi boş, kof +(g)A-

kâh

Fa gāh/gah گاه z1. yer, makam, durak, 2. kez, defa