kâhya

kahpe

Arapça ḳḥb kökünden gelen ḳaḥba(t) قحبة z "fahişe" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳaḥaba قحب z "öksürdü" fiili ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.

kahraman

öz (Fa) ḳahramān قهرمان z "İran mitolojisinde Şah Tahmuras'ın Kah-tarasp tarafından tahtından mahrum edilen oğlu" özel adından alıntıdır. Bu sözcük Orta Farsça kār-framān "iş buyuran" sözcüğünden evrilmiştir.

kaht

Arapça ḳḥt kökünden gelen ḳaḥṭ قحط z "kuraklık, kıtlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳaḥiṭa "kuraklık yaptı, yağmadı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

kahvaltı

Türkiye Türkçesi kahve altı "kahve ile yenen hafif yemek" deyiminden evrilmiştir.

kahve

Arapça ḳhw kökünden gelen ḳahwa(t) قهوة z "1. koyu şey, özsuyu [esk.], 2. coffea arabica bitkisinin tohumlarından elde edilen içecek" sözcüğünden alıntıdır.

kâhya
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ketχudā vul. kahyā seu kihaya

Köken

Farsça kadχudā كدخدا z "ev ve çiftlik yöneticisi, kethüda" sözcüğünden alıntıdır.

Daha fazla bilgi için kethüda maddesine bakınız.

Ek açıklama

Ünlüyü izleyen /d/ sesinin erimesi Farsçada tipiktir. Türkçe popüler telaffuz *keyχuyā biçiminden evrilmiş olmalıdır.


10.06.2015
kaide

Arapça ḳˁd kökünden gelen ḳāˁida(t) قاعِدة z "taban, temel, esas, ilke" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳaˁada قَعَدَ z "oturdu" fiilinin fāˁila(t) vezninde etken fiil sıfatı dişilidir.

kaim

Arapça ḳwm kökünden gelen ḳāˀim قائم z "duran, varolan, birinin yerine duran" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳāma قام z "durdu" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

kâinat

Arapça kwn kökünden gelen kāˀināt كائنات z "varolanlar, tüm varlıkar, evren" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kāˀina(t) كائن z "varolan şey" sözcüğünün çoğuludur. Bu sözcük Arapça kāna كان z "var idi, mevcut idi, oldu" fiilinin tekilidir.

kak

Eski Türkçe kak "kurutulmuş meyve veya et" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Farsça aynı anlama gelen ḳāḳ sözcüğü ile eş kökenlidir.

kak|mak

Eski Türkçe kak- "vurmak, çalmak" fiilinden evrilmiştir.