kır

kınakına

İsp quinaquina cinchona ağacı kabuğundan elde edilen ateş düşürücü ilaç, kinin Quechua kina kabuk

kındıra

OYun kanthēlē κανθήλη zbir tür hasır otu << EYun kalamanthēlē καλαμανθήλη za.a.

kınnap

Ar ḳinnab قنّب z [#ḳnb] kenevir ≈ Aram ḳanabbīs קַנבׅיס za.a. ≈ Akad qunnabtu a.a.

kıpır

onom kıpıl/kıpır durduğu yerde devinme sesi

kıpti

Ar ḳibṭī قبطى zMısır yerlisi EYun aigýptios αιγύπτιος zMısırlı öz Aigyptos Aιγύπτος zMısır Mıs

kır

ETü: "dağ ... dağ rengi" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kır [[tek bir dağ kütlesi]], kırlar eḏiz beḏük [[dağlar yüksek, büyük]] (...) kır at [[gri at]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
kır [[dağın zirvesi demektir, ancak Kıpçak dilinde düz yer için de kullanılır]] KTü: "... yaban yer" [ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
al-barriya [Ar.]: kır [yaban yer, bozkır] Çağ: "... dağ" [ Babürname, 1530]
ol kırda ki biz yaşunub irdük [gizlendiğimiz dağda] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kır: ova, sahrā. Planities, pec. inculta, campus [tarım yapılmayan alan, bozkır]. & item griseus & canus [ayrıca gri veya boz renk]. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kır: Sahra, yaban, biyaban, çöl. Boz yerler, bayırlar. Kırların rengi, eşheb [boz veya gri].

<< ETü kır dağ

Not: Anlam evrimi "dağ başı" > "yaban yer" > "kaya ve çöl rengi", diğer yandan ise "meskûn olmayan yer" > "şehir dışı" > "köy" şeklindedir.

Benzer sözcükler: bozkır, kır at, kırca, kırlaşmak, kırsal

Bu maddeye gönderenler: kıraç, kıranta, kırçıl


22.06.2015
kır|mak

<< ETü kır- kazmak, kazımak ETü kıy- +(g)Ur-

kıraat

Ar ḳirāˀa(t) قرأة z [#ḳrA fiˁāla(t) msd.] okuma Ar ḳaraˀa قرأ zokudu Aram ḳərā קרא‎ z [#ḳry] 1. çağırma, seslenme, 2. okuma, özellikle kutsal kitap okuma, kıraat etme

kıraç

<? TTü kır

kırağı

<< ETü kıraġu kırağı ≈ Moğ kiragu a.a.

kıran1

ETü kır- 1. kesmek, 2. öldürmek, katliam etmek +(g)An