kırbaç

kıran1

ETü kır- 1. kesmek, 2. öldürmek, katliam etmek +(g)An

kıran2

<< TTü kıraŋ kenar, kıyı <? TTü kır-

kıranta

<? TTü kır [fem.] gri

kırat

Ar ḳirāt قرات z1. keçiboynuzu çekirdeği, 2. bir tartı birimi EYun kerátion κεράτιον z [küç.] 1. «boynuzcuk», keçiboynuzu bitkisi, ceratonia siliqua, 2. keçiboynuzu çekirdeğine eşdeğer tartı birimi EYun kéras κέρας zboynuz +ion

kırba

Ar ḳirba(t)/ḳirrāba(t) قربة z [#ḳrb fiˁla(t) mr.] su tulumu

kırbaç

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳırbaç: Flagellum.

TTü kırp- dövmek +(g)Aç

 kırp-

Not: Azericede kırmaç (a.a.) kullanılır. • Rus karbaç > Pol carabacz > Alm Karbatsch, Fr cravache biçimleri Türk dillerinden alınmıştır.

Benzer sözcükler: kırbaçlamak


16.09.2017
kırçıl

§ TTü kır gri TTü çal/çil karışık renkli, alaca, çil

kırış|mak

<< TTü kıvrış- buruşmak, kıvrık hale gelmek TTü kıvır- +Iş-

kırıt|mak

TTü kır- +It-

kırk

<< ETü kırk 40

kırk|mak

<< ETü kırk-/kırt- makasla kesmek, özellikle yün kesmek ETü kır- kesmek +Ik-