kırlent

kırış|mak

<< TTü kıvrış- buruşmak, kıvrık hale gelmek TTü kıvır- +Iş-

kırıt|mak

TTü kır- +It-

kırk

<< ETü kırk 40

kırk|mak

<< ETü kırk-/kırt- makasla kesmek, özellikle yün kesmek ETü kır- kesmek +Ik-

kırlangıç

<< ETü karlıġaç/karġılaç kırlangıç kuşu, hirundo

kırlent

"çelenk" [ Donanma Cemiyeti, Donanma (dergi), 1915]
kenarları beyaz çiçek girlandlarla süslenmiş limonküfü renkli duvarları süsleyen tablolara nazar ediyorlardı. "renkli kâğıttan çelenk" [ Milliyet - gazete, 1954]
butada büyük bir tak kurulmuş ve park kırlentlerle süslenmiştir

Fr guirlande çelenk Ger *wiara- ince metal tel, telkâri

Benzer sözcükler: girlant


25.01.2018
kırmızı

Ar/Fa ḳirmizī قرمزى z [nsb.] canlı kırmızı boya Ar/Fa ḳirmiz قرمز z [#ḳ‎rmz] kırmızı boya veren bir böcek, koşnil Sans kr̥mi कृमि zkurtçuk, larva, böcek << HAvr *kʷŕ̥mis kurtçuk

kıro

Kürd kuro oğul, oğlan (hitap şekli) Kürd kur oğul, oğlan ≈ OFa kurrag sıpa, tay (Kaynak: MacK 52.)

kırp|mak

<< OTü kıp-/kırp- hafifçe kapatmak, makasla kesmek, göz kırpmak

kırt

onom gırt/kırt kaşıma veya kazıma sesi, kemirme sesi, gırtlak sesi

kırtasiye

Ar ḳirṭās قرطاس z [#ḳrṭs q.] papirüs [esk.], kâğıt +īya(t)1 Aram ḳarṭīs קרטיס zpapirüs EYun χártēs χάρτης za.a.