kaçak

kabza

Ar ḳabḍa(t) قبضة z [#ḳbḍ faˁla(t) mr.] 1. tutuş, kavrayış, 2. el, pençe Ar ḳabaḍa قَبَضَ ztuttu, kavradı

kabzımal

§ Ar ḳābiḍ قابض z [#ḳbḍ fāˁil fa.] alan, elde eden, tutan Ar māl مال z

kacak

<< ETü *kāb-çak [küç.] kapçık ETü kāp +çAk

kaç

<< ETü kaç nasıl, ne kadar [soru sıfatı] ≈ ETü kañu ne, hangi

kaç|mak

<< ETü kaç-

kaçak

TTü: [ anon., Kısas-ı Enbiya terc., <1390]
kaçkak [kaçmış kişi] Çağ: [ Ebulgazi Bahadur Han, Şecere-i Terakime, <1500]
bu kaçġak Türkmānīnüŋ katıġa yıġılup TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kaçak: Fuga [kaçış]. (...) kaçak virmek, kaçak göstermek [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kaçak mal ... gümrük kaçağı TTü: kaçakçı [ Ali Fuat Türkgeldi, Mesail-i Mühimme-i Siyasiye, 1866]

<< OTü kaçġak kaçış, kaçmış, kaçırılmış TTü kaç- +(g)Ak

 kaç-

Benzer sözcükler: kaçakçı


07.09.2017
kaçamak

TTü kaç- +(A)mAk

kaçkın

<< ETü kaçġın kaçış, kaçan kişi ETü kaç- +gIn

kadana

Mac katona süvari, atlı asker

kadans

Fr cadence müzikte gerilim düşmesi İt cadenza düşüş İt cadere düşmek +entia Lat cadere düşmek, ölmek << HAvr *ḱh₂d- (*ḱad-) düşmek

kadar

Ar ḳadar قَدَر z [#ḳdr faˁal ] nicelik, ölçü, değer ≈ Ar ḳadr a.a.