kabız

kabar|mak

<< ETü kabar- kabarmak, şişmek <? ETü kāp torba, tulum +(g)Ar-

kabara

<? TTü kabar-

kabarcık

ETü kabar- +çUk

kabare

Fr cabaret küçük tiyatro, müzikli lokanta Hol cabret odacık

kâbe

Ar kaˁba(t) كَعْبَة z [#kˁb faˁla(t) mr.] Mekke'de bulunan küp şeklinde tapınak ≈ Ar kaˁb كِعْب ztopuk veya aşık kemiği, oyun zarı Ar kaˁaba كَعَبَ zşişti, top oldu

kabız

"peklik" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ḳabż: (...) inkıbaz [peklik] kabızlık [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ḳabż: (...) 4. Tutgunluk, peklik. (Bu manasıyla Türkçede sıfat gibi dahi kullanılıp, ismi 'kabızlık' suretinde ifade olunur.)

Ar ḳābḍ قبض ztutma, sıkma

 kabz

Benzer sözcükler: kabızlık


14.11.2019
kabil1

Ar ḳābil قابل z [#ḳbl fāˁil fa.] alıcı, kabul eden, uygun Ar ḳabila قَبِلَ zaldı

kabil2

Ar ḳabīl قبيل z [#ḳbl faˁīl sf.] cins, tür, zümre, soy Ar ḳabila قَبِلَ zaldı

kabile

Ar ḳabīla(t) قبيلة z [#ḳbl faˁīlā(t) sf. fem.] zümre, oymak Ar ḳabila قَبِلَ zaldı

kabiliyet

Ar ḳābiliyya(t) قابليّة z [#ḳbl y. msd.] uygunluk, kapasite, yetenek Ar ḳābil kabul edici +īya(t)2

kabin

Fr cabine küçük oda, gemi odası ≈ İng caban [esk.], cabin a.a. OLat capanna kulübe, tek odalı ilkel konut