kabul

kabine

Fransızca cabinet "1. oda, özellikle mahrem oda, 2. kralın özel dairesinde toplanan danışmanları [esk.], bakanlar kurulu" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca cabine "oda" sözcüğünün küçültme halidir.

kabir

Arapça ḳbr kökünden gelen ḳabr قبر z "1. gömme, 2. çukur, mezar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳabara قَبَرَ z "gömdü" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

kablo

Fransızca câble veya câbleau "urgan, halat, (mec.) yalıtılmış elektrik teli" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Geç Latince capulum "urgan" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen ḥebel sözcüğü ile eş kökenlidir.

kabotaj

Fransızca cabotage "1. geminin burunları kerterizleyerek kıyıdan gitmesi, 2. kıyı denizciliği" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İspanyolca cabo "baş, coğrafyada burun" sözcüğünden +age ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Latince caput "baş, kafa" sözcüğünden evrilmiştir.

kabuk

Eski Türkçe kabık veya kavık "meyve ve tahıl kabuğu" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe kāp "torba, kılıf" sözcüğünden Eski Türkçe +Ik ekiyle türetilmiştir.

kabul
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, 1250 (1444) yılından önce]
ḳabūl kılsa taŋ yok bu as hedyeni [kabul edse hayret değil bu küçük hediyeyi]

Köken

Arapça ḳbl kökünden gelen ḳabūl قبول z "alma, alış" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳabila قَبِلَ z "aldı" fiilinin faˁūl vezninde masdarıdır.

Ek açıklama

Arapça fiilin aktif hali ḳabala "yönelmek", pasif hali ḳabila "almak" anlamındadır. Karş. ḳabl "ön, önce", ḳibla "yön", ḳabīl "tür, cins". Aynı Sami kökünden İbranice ḳibēl "almak, kabul etmek".

Benzer sözcükler

hüsnükabul, kabul günü, kabullenmek, önkabul


24.04.2015
kaburga

Moğolca qabirġa(n) "yan, yamaç, göğsün yanı" sözcüğü ile eş kökenlidir. Moğolca sözcük Moğolca qabirga- "yanaşmak, bitişmek, değmek" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Moğolca qabi "yan, yakın" sözcüğünden türetilmiştir.

kâbus

Arapça kbs kökünden gelen kābūs كابوس z "gece gelen sıkıntı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice kəbāşā כבשא z "basınç, baskı" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Aramice/Süryanice kəbaş כבש z "basma, bastırma, sıkma" fiilinden türetilmiştir.

kabz

Arapça ḳbḍ kökünden gelen ḳabḍ قبض z "eliyle tutma, kavrama, sıkma, yakalama" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳabaḍa قبض z "kavradı, sıktı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

kabza

Arapça ḳbḍ kökünden gelen ḳabḍa(t) قبضة z "1. tutuş, kavrayış, 2. el, pençe" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳabaḍa قَبَضَ z "tuttu, kavradı" fiilinin faˁla(t) vezninde ismi merresidir.

kabzımal

Arapça ḳbḍ kökünden gelen ḳābiḍ قابض z "alan, elde eden, tutan" ve Arapça māl مال z sözcüklerinin bileşiğidir.