kabz

kabotaj

Fr cabotage 1. geminin burunları kerterizleyerek kıyıdan gitmesi, 2. kıyı denizciliği İsp cabo baş, coğrafyada burun +age << Lat caput baş, kafa

kabuk

<< ETü kabık/kavık meyve ve tahıl kabuğu ETü kāp [küç.] torba, kılıf +Ik

kabul

Ar ḳabūl قبول z [#ḳbl faˁūl msd.] alma, alış Ar ḳabila قَبِلَ zaldı

kaburga

≈ Moğ qabirġa(n) yan, yamaç, göğsün yanı Moğ qabirga- yanaşmak, bitişmek, değmek Moğ qabi yan, yakın

kâbus

Ar kābūs كابوس z [#kbs] gece gelen sıkıntı ≈ Aram kəbāşā כבשא zbasınç, baskı Aram kəbaş כבש zbasma, bastırma, sıkma

kabz

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
geh teni ıṭlāḳ ider geh ḳabż ider [bedeni bazen salıverir, bazen sıkar]

Ar ḳabḍ قبض z [#ḳbḍ faˁl msd.] eliyle tutma, kavrama, sıkma, yakalama Ar ḳabaḍa قبض zkavradı, sıktı

Not: Aynı Sami kökünden karş. İbr ḳābaṣ קבצ "toplamak", ḳibbutz "birlik, bir araya gelme".

Benzer sözcükler: ahz u kabz, kabzetmek

Bu maddeye gönderenler: inkıbaz, kabız, kabza, kabzımal, kibbutz, makbuz


17.04.2015
kabza

Ar ḳabḍa(t) قبضة z [#ḳbḍ faˁla(t) mr.] 1. tutuş, kavrayış, 2. el, pençe Ar ḳabaḍa قَبَضَ ztuttu, kavradı

kabzımal

§ Ar ḳābiḍ قابض z [#ḳbḍ fāˁil fa.] alan, elde eden, tutan Ar māl مال z

kacak

<< ETü *kāb-çak [küç.] kapçık ETü kāp +çAk

kaç

<< ETü kaç nasıl, ne kadar [soru sıfatı] ≈ ETü kañu ne, hangi

kaç|mak

<< ETü kaç-