kadı

kadayıf

Ar ḳaṭāˀif قطائف z [#ḳṭf faˁāˀil çoğ.] ince hamurdan yapılmış tatlı, baklava Ar ḳaṭīfa(t) قطيفة z [t.] hav, kırpıntı, sütün yüzeyinden alınan kaymak

kadeh

Ar ḳadaḥ قدح z [#ḳdḥ faˁal ] içki tası, bardak

kadem

Ar ḳadam قدم z [#ḳdm faˁal ] 1. ön, öncelik, 2. adım, ayak

kademe

Ar ḳadama(t) قدمة z [#ḳdm faˁala(t) mr.] basamak Ar ḳadama قدم zadım attı, ayak bastı

kader

Ar ḳadar قَدَر z [#ḳdr faˁal ] 1. ölçme, değer biçme, 2. ilahi kudret, alın yazısı ≈ Ar ḳadara قَدَرَ zölçtü, ölçüştü

kadı

[ Kutadgu Bilig, 1069]
bulardan biri ḳażı (...) sakınuk kerek tegse χalkka asıġ [bunlardan biri kadıdır, halka faydalı olması için sakınık olması gerekir] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳāzı vulg. ḳadı (...) %uḳāzılık vulg. ḳadılık

Ar ḳāḍi قاضٍ z [#ḳḍy fāˁil fa.] yargıç Ar ḳaḍā قضا zyargıladı

 kaza

Not: Türkçede kadı ve kazı telaffuzları 19. yy'a dek bir arada görülür. Karş. kazasker = kadı asker. Çoğulu daima kuzāt قضات gelir.

Benzer sözcükler: kadı yoran, Kadıköy, kadılık

Bu maddeye gönderenler: kazasker


13.12.2015
kadın

<< ETü ḳātūn/χātūn kraliçe, Hakan eşi veya kızı Sogd χwatēn a.a.

kadırga

≈ OYun kátergon κάτεργον zkürekli ve yelkenli bir tür büyük gemi, trireme ?

kadife

Ar ḳaṭīfa(t) قطيفة z [#ḳṭf faˁīlā(t) sf. fem.] hav, havlı kumaş, kadife Ar ḳaṭafa قطف zsıyırdı, tıraşladı, sütün kaymağını aldı

kadim

Ar ḳadīm قديم z [#ḳdm faˁīl sf.] önce olan, önceki, eski Ar ḳadama قَدَمَ zönden gitti, önce idi

kadir1

Ar ḳadr قَدْر z [#ḳdr faˁl msd.] 1. ölçü, değer, 2. güç, kudret, yeterlik, 3. Ramazan ayında bir gece Ar ḳadara قَدَرَ zölçüştü, gücü yetti