kahve

kahkaha

Arapça ḳh kökünden gelen ḳahḳaha(t) قهقهة z "yüksek sesle gülme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük ḳahḳaha قهقه z "yüksek sesle güldü" fiilinin faˁlala(t) vezninde murabba (dörtlü) masdarıdır.

kahpe

Arapça ḳḥb kökünden gelen ḳaḥba(t) قحبة z "fahişe" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳaḥaba قحب z "öksürdü" fiili ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.

kahraman

öz (Fa) ḳahramān قهرمان z "İran mitolojisinde Şah Tahmuras'ın Kah-tarasp tarafından tahtından mahrum edilen oğlu" özel adından alıntıdır. Bu sözcük Orta Farsça kār-framān "iş buyuran" sözcüğünden evrilmiştir.

kaht

Arapça ḳḥt kökünden gelen ḳaḥṭ قحط z "kuraklık, kıtlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳaḥiṭa "kuraklık yaptı, yağmadı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

kahvaltı

Türkiye Türkçesi kahve altı "kahve ile yenen hafif yemek" deyiminden evrilmiştir.

kahve
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Kaynakça yok, 1550]
kahvehane [ Kâtip Çelebi, Mizânü'l-Hak fi İhtiyâri'l-Ehakk, 1656]
[H 1000 M 1591 tarihinden sonra] her sokak başında ḳahve χāneler açıldı, ḳıṣṣaχānlar, çengīler ile χalk işden gücden kalub kār ü kesbi muˁattal olduğundan kahverengi [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1683 yılından önce]
kır at üzre Mıṣr sarığı ile ḳahve rengi kürki ve köse sakalı

Köken

Arapça ḳhw kökünden gelen ḳahwa(t) قهوة z "1. koyu şey, özsuyu [esk.], 2. coffea arabica bitkisinin tohumlarından elde edilen içecek" sözcüğünden alıntıdır.

Ek açıklama

İlk kez 15. yy ortalarında Yemen'de kaydedilmiş, Kâtip Çelebi'ye göre H 950 (M 1543) dolayında Yemen'den İstanbul'a ve daha sonra buradan Avrupa'ya götürülmüştür. Arapça sözcüğün etimolojisi muğlaktır. Nihai kaynağın bir Etiyopya dili veya Etiyopya'da bir toponim olduğu savunulmuştur.

Benzer sözcükler

kahve makinesi, kahvehane, kahverengi, kurukahveci

Bu maddeye gönderenler

kafe (neskafe), kafein, kafeterya, kahvaltı


05.09.2017
kâhya

Farsça kadχudā كدخدا z "ev ve çiftlik yöneticisi, kethüda" sözcüğünden alıntıdır.

kaide

Arapça ḳˁd kökünden gelen ḳāˁida(t) قاعِدة z "taban, temel, esas, ilke" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳaˁada قَعَدَ z "oturdu" fiilinin fāˁila(t) vezninde etken fiil sıfatı dişilidir.

kaim

Arapça ḳwm kökünden gelen ḳāˀim قائم z "duran, varolan, birinin yerine duran" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳāma قام z "durdu" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

kâinat

Arapça kwn kökünden gelen kāˀināt كائنات z "varolanlar, tüm varlıkar, evren" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kāˀina(t) كائن z "varolan şey" sözcüğünün çoğuludur. Bu sözcük Arapça kāna كان z "var idi, mevcut idi, oldu" fiilinin tekilidir.

kak

Eski Türkçe kak "kurutulmuş meyve veya et" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Farsça aynı anlama gelen ḳāḳ sözcüğü ile eş kökenlidir.