kaim

kaht

Ar ḳaḥṭ قحط z [#ḳḥt faˁl msd.] kuraklık, kıtlık Ar ḳaḥiṭa kuraklık yaptı, yağmadı

kahvaltı

<< TTü kahve altı kahve ile yenen hafif yemek

kahve

Ar ḳahwa(t) قهوة z [#ḳhw faˁla(t) mr.] 1. koyu şey, özsuyu [esk.], 2. coffea arabica bitkisinin tohumlarından elde edilen içecek

kâhya

Fa kadχudā كدخدا zev ve çiftlik yöneticisi, kethüda

kaide

Ar ḳāˁida(t) قاعِدة z [#ḳˁd fāˁila(t) fa. fem.] taban, temel, esas, ilke Ar ḳaˁada قَعَدَ zoturdu

kaim

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
cān ü ten bu işe ḳāyim dura / devleti ayrılmadın dāyim dura

Ar ḳāˀim قائم z [#ḳwm fāˁil fa.] duran, varolan, birinin yerine duran Ar ḳāma قام zdurdu

 kamet

Bu maddeye gönderenler: kaymakam, kayme


21.09.2017
kâinat

Ar kāˀināt كائنات z [#kwn çoğ.] varolanlar, tüm varlıkar, evren Ar kāˀina(t) كائن z [t.] varolan şey +āt Ar kāna كان zvar idi, mevcut idi, oldu

kak

<< ETü kak kurutulmuş meyve veya et ≈ Fa ḳāḳ a.a.

kak|mak

<< ETü kak- vurmak, çalmak

kaka

çoc ka-ka ıkınma

kakala|mak

TTü kak- +AlA-