kakır

kakala|mak

TTü kak- +AlA-

kakao

Fr/İng cacao Orta Amerika'a özgü bir bitki ve çikolata yapımında kullanılan tohumu İsp cacao a.a. Nahuatl cacauatl uatl ağacı

kakava
kakavan

<< TTü kakağan huysuz, çabuk öfkelenen TTü kakı- öfkelenmek +(g)An

kakım

Ar/Fa ḳāḳum قاقم zsansar cinsinden kürkü değerli bir hayvan, mustela erminea << OFa kākum a.a.

kakır

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kakırdamak: Kuru şeyler, ağaç dalları, kadid [iskelet] çarpıp ses çıkarmak. TTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
kakırdamak: 1. Kakır kakır diye ses çıkarmak. 2. (argo) Ölmek. TTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 8. Baskı, 1988]
kakır kakır: Gülme sesi

onom kuru şey sesi

 kah kah

Benzer sözcükler: kakırdamak, kakırtı

Bu maddeye gönderenler: kıkır


24.11.2014
kaknem

Erm kaknem քաքնեմ zsıçayım (şimdiki zaman birinci tekil şahıs dilek kipi) Erm kak- քաք zsıçmak

kaknüs

Ar/Fa ḳaḳnūs kendi küllerinden doğan efsane kuşu Süry ḳūḳnus kuğu kuşu EYun kýknos κύκνος za.a.

kakofoni

Fr cacophonie ses uyumsuzluğu, gürültü EYun kakophonía κακοφονία z § EYun kakós κακός zkötü EYun phonḗ φονή zses

kaktüs

Fr cactus dikenli bir bitki sınıfı YLat cactus a.a. (İlk kullanım: Linnaeus, İsv. botanist (1707-1778).) EYun káktos κάκτος zdeve dikeni

kakule

Ar ḳāḳulla(t) قاقلّة zGüney Asya'ya özgü bir baharat, elettaria cardamomum Aram ḳāḳūlā קקולא za.a. Akad ḳāḳullu a.a.