kak|mak

kâhya

Fa kadχudā كدخدا zev ve çiftlik yöneticisi, kethüda

kaide

Ar ḳāˁida(t) قاعِدة z [#ḳˁd fāˁila(t) fa. fem.] taban, temel, esas, ilke Ar ḳaˁada قَعَدَ zoturdu

kaim

Ar ḳāˀim قائم z [#ḳwm fāˁil fa.] duran, varolan, birinin yerine duran Ar ḳāma قام zdurdu

kâinat

Ar kāˀināt كائنات z [#kwn çoğ.] varolanlar, tüm varlıkar, evren Ar kāˀina(t) كائن z [t.] varolan şey +āt Ar kāna كان zvar idi, mevcut idi, oldu

kak

<< ETü kak kurutulmuş meyve veya et ≈ Fa ḳāḳ a.a.

kak|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
anı başra kaktı, kakar [[hafifçe onun başına vurdu]]

<< ETü kak- vurmak, çalmak

Benzer sözcükler: ağaçkakan, kakıç, kakılmak, kakınç, kakışmak, kakıtmak, kaktırmak

Bu maddeye gönderenler: kakala-, kama


26.05.2015
kaka

çoc ka-ka ıkınma

kakala|mak

TTü kak- +AlA-

kakao

Fr/İng cacao Orta Amerika'a özgü bir bitki ve çikolata yapımında kullanılan tohumu İsp cacao a.a. Nahuatl cacauatl uatl ağacı

kakava
kakavan

<< TTü kakağan huysuz, çabuk öfkelenen TTü kakı- öfkelenmek +(g)An