kaktüs

kakım

Arapça ve Farsça ḳāḳum قاقم z "sansar cinsinden kürkü değerli bir hayvan, mustela erminea" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen kākum sözcüğünden evrilmiştir.

kakır

"kuru şey sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

kaknem

Ermenice kaknem քաքնեմ z "sıçayım (şimdiki zaman birinci tekil şahıs dilek kipi)" sözcüğünden alıntıdır. Ermenice sözcük Ermenice kak- քաք z "sıçmak" kökünden türetilmiştir.

kaknüs

Arapça ve Farsça ḳaḳnūs "kendi küllerinden doğan efsane kuşu" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Süryanice ḳūḳnus "kuğu kuşu" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen kýknos κύκνος z sözcüğünden alıntıdır.

kakofoni

Fransızca cacophonie "ses uyumsuzluğu, gürültü" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca kakophonía κακοφονία z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca kakós κακός z "kötü" ve Eski Yunanca phonḗ φονή z "ses" sözcüklerinin bileşiğidir.

kaktüs
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Şemseddin Sami, Kamusü'l A'lâm, 1896]
Meksika cihetlerine mahsus olan ve manzarası dehşetengiz olan (kaktüs) tabir olunan yapraksız ağacların envaı... [ Cumhuriyet - gazete, 1938]
Bizde 'kaynana dili' derler, frenklerde 'kaktüs' ismi verirler.

Köken

Fransızca cactus "dikenli bir bitki sınıfı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Yeni Latince aynı anlama gelen cactus sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: Linnaeus, İsv. botanist (1707-1778).) Bu sözcük Eski Yunanca káktos κάκτος z "deve dikeni" sözcüğünden alıntıdır.

Ek açıklama

Yunanca aslından farklı bir bitki sınıfını adlandırmak için kullanılmıştır.


11.05.2020
kakule

Arapça ḳāḳulla(t) قاقلّة z "Güney Asya'ya özgü bir baharat, elettaria cardamomum" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen ḳāḳūlā קקולא z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen ḳāḳullu sözcüğünden alıntıdır.

kâkül

Farsça kākul كاكل z "Moğolların ve bazı Türklerin başın tepesinde bıraktıkları uzun saç tutamı, perçem" sözcüğü ile eş kökenlidir. Farsça sözcük Moğolca kökül veya kekül "at yelesi, kuş ibiği, uzun saç tutamı" sözcüğünden alıntıdır.

kal|mak

Eski Türkçe kal- "konulmak, bırakılmak, baki olmak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe ka- "koymak" fiilinden Eski Türkçe +Il- ekiyle türetilmiştir.

kalabalık

Arapça ġalaba(t) غلبة z "sayıca çok veya üstün olma, çokluk, kalabalık" sözcüğünden türetilmiştir.

kalafat

Orta Yunanca kalafátizō καλαφάτιζω z "gemi tahtaları arasına paçavra sıkıştırarak ziftlemek (6. yy)" fiilinden alıntıdır. Yunanca fiil Arapça ḳlfṭ/clft kökünden gelen aynı anlama gelen ḳalafaṭ veya calfaṭa(t) قلفط/جلفط z sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Aramice/Süryanice ḳəlāphtā veya ḳəlaphtā קלפתא/קלפתא z "kabuk, zarf, tahılın kepeği" sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük Aramice/Süryanice ḳəlāphā קלפא z "soymuk, meyve kabuğu, balık pulu" sözcüğü ile eş kökenlidir.