kalabalık

kakofoni

Fr cacophonie ses uyumsuzluğu, gürültü EYun kakophonía κακοφονία z § EYun kakós κακός zkötü EYun phonḗ φονή zses

kaktüs

Fr cactus dikenli bir bitki sınıfı YLat cactus a.a. (İlk kullanım: Linnaeus, İsv. botanist (1707-1778).) EYun káktos κάκτος zdeve dikeni

kakule

Ar ḳāḳulla(t) قاقلّة zGüney Asya'ya özgü bir baharat, elettaria cardamomum Aram ḳāḳūlā קקולא za.a. Akad ḳāḳullu a.a.

kâkül

≈ Fa kākul كاكل zMoğolların ve bazı Türklerin başın tepesinde bıraktıkları uzun saç tutamı, perçem Moğ kökül/kekül at yelesi, kuş ibiği, uzun saç tutamı

kal|mak

<< ETü kal- konulmak, bırakılmak, baki olmak ETü ka- koymak +Il-

kalabalık

ğalebe "kalabalık" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
avdan gelüb eve gide-yürürken bāzārda ġalebe gördi. Bu ne ġalebedür dedi. ğalebelik [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ğalebelik vulg. ḳalabalıḳ

<< TTü ğalebelik sayısal çokluk, üstünlük Ar ġalaba(t) غلبة züstün olma, çokluk, kalabalık

 galebe

Not: Esasen "nispeten çok olma" anlamında iken güncel kullanımda görecelik vurgusunu kaybetmiştir. Ğalebelik yazımı 20. yy'a dek korunur.


24.07.2021
kalafat

OYun kalafátis καλαφάτης zgemi tahtalarını ziftle su geçirmez hale getiren kişi OLat calefactor/calafactor a.a. OLat calefacere ısıtmak, ateşlemek

kalamar

Yun kalamárion καλαμάριον zmürekkep balığı EYun kálamos κάλαμος zkamış, kalem +arion

kalamata

öz Kalamáta Yunanistan'da bir kent

kalantor

İt galantuomo centilmen, beyefendi § İt galante zarif, şık (Fr galant a.a. Fr galer hoşça vakit geçirmek, iyi halde olmak +ent° Ger *wala iyi, hoşnut ) İt uomo adam (<< Lat homo a.a. )

kalas

öz Kalas Romanya'da bir liman kenti, Galati