kap

kanun2

Ar ḳānūn/arḳānūn قانون/أرقانون ztabla şeklinde telli müzik aleti, erganun EYun órganon όργανον zalet, araç, her çeşit müzik aleti

kanvas

Fr canevasse İng canvas kaba kenevir dokuma, bu kumaşla yapılan resim tuali << OLat cannabaceus kenevir dokuma

kanyon

İng canyon İsp cañon büyük su borusu, ark, su kanalı İsp caña kamış, boru << Lat canna

kaolin

Fr kaolin porselen yapımında kullanılan kil (İlk kullanım: 1712 d'Entrecolles, Fr. diplomat.) Çin gao ling 高岭 zyüksek dağ

kaos

Fr chaos mutlak düzensizlik hali EYun χáos χάος, χαοτ- zbüyük boşluk, uçurum, yeryüzü yaratılmadan önce varolan boşluk << HAvr *ghau- HAvr *ghēu- boşluk

kap

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kāp [[şarap tulumu; rahimde cenin etrafını saran zar; her türlü tas]]

<< ETü kāp 1. torba, tulum, kılıf, 2. tas, çanak, bir tahıl ölçeği (≈ Saka kaba bir tahıl ölçeği, çanak ≈ Sogd kapçē/kapçīk a.a. )

Not: Eski Türkçe sözcüğün 1. "torba, tulum" ve 2. "tas, bir tahıl ölçeği" olmak üzere iki anlam alanı mevcuttur. Bunlardan en azından ikincisi bir Yakındoğu dilinden alıntı olmalıdır. Karş. Sogd kap/kapçē "tas, bir tahıl ölçeği". Geç Babil kaynaklarında ve Tevratta görülen Aram/İbr ḳab קַב "bir tahıl ölçeği" görülür. Ar ḳabb ve OYun kávos κάβος "4 litreye eşdeğer tahıl ölçeği" Aramiceden aktarılmıştır.

Benzer sözcükler: kap kacak, kapçak, kapçık


05.02.2018
kap|mak

<< ETü kap- sertçe bitişmek, kapanmak, kapatmak, yakalamak

kapa|mak

<< TTü *kapğa- ETü kapıġ/kapaġ kapı, kapak +(g)A-

kapak

<< ETü kapak ETü kap- 1. yakalamak, 2. bitişmek, dokunmak, değmek +(g)Ak

kapalı

<< TTü kapaġlu ETü kapıġ/kapaġ kapak, kapı +lI(g)

kapan1

<< OTü kapğan tuzak ETü kap- +(g)An