karakancaloz

karaborsa
karaca

TTü kara +çA

karaf

Fr carafe şarap veya su maşrabası İt caraffa a.a. Ar ġarrāfa(t) غرّافة z [#ġrf] saplı su çömleği

karafaki

Yun karafáki(on) καραφάκι z [küç.] küçük sürahi Yun karáfi καράφι zşarap veya su sürahisi +akion

karağı

TTü kar- +AgU

karakancaloz

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
niçe kara koncoloz nām cādūlar çıkup arabalar üzre süvār olup devrān u seyrān iderlerdi

≈ Yun kalikántsaros καλικάντσαρος zbir tür kötü ruh, cin

Not: Yunanca ile Türkçe arasında alıntı yönü açık değildir. Yun kalí "iyi" bileşeni pekala analojik bozulma veya hüsnütabir olabilir.


14.11.2019
karakol

Moğ qaragul gözcü, nöbetçi, muhafız Moğ qara- bakmak, gözlemek +AgUl

karakter

Fr caractère 1. huy, tabiat, kişilik, 2. romanda şahsiyet EYun χaraktḗr χαρακτήρ zmetale kazılmış damga, mühür, kimlik EYun χarássō χαράσσω zoymak, kazmak +tēr HAvr *ǵʰer-² oymak, kazmak, çizmek

karakuşi

Ar ḳaraḳūşī keyfi ve saçma (hüküm, yönetim) öz Bahaeddin Karakuş Mısır'da Eyyubi hanedanı döneminde vezir olan köle kökenli Türk (ö. 1201)

karambol

Fr carambole 1. bilardoda kırmızı top, 2. bilardoda endirekt vuruş veya birden fazla topa vurma İsp carambola Hindistan kökenli kırmızı top biçimli bir meyve

karamela

İt caramello 1. şeker kamışı şurubu, kaynatılmış şekerli su, 2. yakılmış şeker İsp caramillo [küç.] şeker kamışı İsp caramo kamış << Lat calamus a.a. EYun kálamos κάλαμος za.a.