kasatura

kas|mak

<< OTü kas- kısmak, kısaltmak, sıkmak ≈? ETü kıs- a.a.

kasa

İt cassa sandık, kutu, kap, özellikle para sandığı << Lat capsa her çeşit kap veya mahfaza Lat capere içine almak, tutmak, saklamak

kasaba

Ar ḳaṣaba(t) قصبة z [#ḳṣb faˁala(t) mr.] surla çevrili yerleşim, müstahkem yer Ar ḳaṣaba قصب zkesti

kasap

Ar ḳaṣṣāb قصّاب z [#ḳṣb faˁˁāl mesl.] kesimci, et kesip satan kimse Ar ḳaṣaba قصب zkesti

kasara

İt/Ven cássaro geminin en üst güvertesi, kaptan köşkü Ar ḳaṣr قصر zköşk

kasatura

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
kasatura: Tüfeğin ucuna takılan alet-i katıa.

İt incassatura tüfeğin kundağı, kın, yuva İt incassare [den.] yuvasına veya kınına sokma, oturtma +(t)ura İt in+1 cassa kasa, kutu, mahfaza

 kasa


30.09.2017
kâse

Fa kās/kāse كاس/كاسه zçanak, tas, büyük ve yassı bardak Aram kāsā כסא za.a. ≈ Akad kāsu a.a. Sumer kasu a.a.

kasem

Ar ḳasam قسم z [#ḳsm faˁal msd.] 1. pay etme, bölme, ölçü ve değer tayin etme, 2. yemin, ant Ar ḳasama قسم zpay etti, böldü

kaset

marka Compact Cassette Philips firması tarafından geliştirilen teyp formatı (İlk kullanım: 1963 Phillips Corp., ABD.) Fr cassette [küç.] kutucuk İt cassetta a.a. İt cassa kutu, sandık +et°

kasık

<< OTü kasuk bacağın yumuşak olan iç tarafı ETü *kas- sarsmak? titretmek? +Uk

kasım

Ar ḳāsim قاسم z [#ḳsm fāˁil fa.] bölen, taksim eden Ar ḳasama قسم zböldü, pay etti