kavilya

kavas

Ar ḳawwās قوّاس z [#ḳws faˁˁāl mesl.] 1. yay çeken, okçu, 2. ok ve yay taşıyan muhafız Ar ḳaws قوس zyay

kavata

Yun gavátha/kavátha γαβάθα/καβαθα zoyma ağaçtan kap, çömlek Lat cavatus [pp.] oyuk, oyulmuş Lat cavare oymak, içini boşaltmak +()t°

kavga

Fa ġavġā غوغا zgürültü patırtı, bağırış çağırış Fa ġav غو zferyat, nara

kavi

Ar ḳawīy قوىّ z [#ḳwy faˁīl sf.] güçlü, muhkem Ar ḳawā güçlü idi

kavil

Ar ḳawl قول z [#ḳwl faˁl msd.] söyleme, söz Ar ḳāla قال zsöyledi, dedi

kavilya

[ Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant, <1900]
[ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
kavela (İstanbul): kalafatçılıkta ahşap çivi

İt caviglia bilek kemiği, kalın çivi << Lat claviculus [küç.] Lat clavus çivi +icul°

 kilit

Benzer sözcükler: kavela


30.09.2017
kavim

Ar ḳawm قَوْم z [#ḳwm faˁl ] bir bölgede yaşayanlar, ulus, kavim ≈ Ar ḳāma قَامَ zdurdu

kavis

Ar ḳaws قوس z [#ḳws faˁl msd.] yay, kavis Ar ḳāsa قاس zbüktü, yay haline getirdi

kavlağan

TTü kavla- kabuk dökmek +(g)An TTü kav ağaç kabuğu +lA-

kavlak

TTü kavla- kabuğu soyulmak +Uk TTü kav ağaç kabuğu +lA-

kavra|mak

≈ ETü kavur-, kavrar derlemek, toplamak, sıkmak