kavuk

kavlak

TTü kavla- kabuğu soyulmak +Uk TTü kav ağaç kabuğu +lA-

kavra|mak

≈ ETü kavur-, kavrar derlemek, toplamak, sıkmak

kavram

TTü kavra- +Im

kavşak

TTü kavuş- +(g)Ak

kavşut

<< ETü kavşut kavuşma, buluşma ETü kavış- kavuşmak +Ut

kavuk

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kawuk, kavuk [[mesane]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kavuk [[mesane; üzerine sarık sarılan keçe külah]]

<< ETü kavuk [küç.] sidik torbası, mesane ETü kāp torba, tulum +Ik

 kap

Not: ETü kavık/kawık "kabuk, kepek" sözcüğünün anlam ayrışmasına uğramış varyantıdır. İkinci hecedeki ünlü yuvarlaklaşması ikincildir.

Bu maddeye gönderenler: dalkavuk


04.10.2017
kavun

<< ETü kaġun kavun <? ETü *kaġ-/*koġ- içi boşalmak, boş olmak +I(g)

kavur|mak

<< ETü kaġur- kızartmak, ateşte ısıtmak

kavurga

ETü kaġur- +gA

kavuş|mak

<< ETü kabış- yan yana gelmek, bitişmek ETü kap- yanına gelmek, yakalamak +Iş-

kavut

<< ETü kaġut kavurma, özellikle kavrulmuş un ETü kaġur- kavurmak +Ut