kazan|mak

kaza

Ar ḳaḍāˀ قضاء z [#ḳḍy faˁal msd.] 1. yargılama, yargı, 2. özellikle tanrısal yargı, kader Ar ḳaḍā قَضَا zzorunlu kıldı, hükmetti, yargıladı

kazak1

<< OTü kazak 1. başıboş, avare, serseri, 2. bir kavim adı

kazak2

Fr casaque Ruslara özgü düğmesiz kısa yün giysi İt casacca a.a. İt Casacco Kazak, Güney Rusya akıncıları TTü kazak akıncı

kazamat

Fr/İng casemate 1. kale suru içinde kemerli ve korunaklı oda, 2. harp gemilerinde topların yerleştirildiği zırhlı yuva İt casamatta a.a. <? İt/Lat casa ev, yuva

kazan

<< OTü kazğan büyük bakır kap ≈ ETü kazġan kazılmış yer, çukur, hendek ETü kaz- oymak +(g)An

kazan|mak

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
men kazġanduk uçun türük bodun kazganmış [ben kazandığım için Türk boyları kazandı] ETü: kazanç [ Irk Bitig, <900]
çıġañ er oġlı kazançka barmiş [fakir adamın oğlu para kazanmaya gitmiş] [ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
kazandı: ḥaṣala [hasıl etti, kazanç elde etti]

<< ETü kazġan- elde etmek, kazanmak (<? ETü kazıġ toprak kazılarak elde edilmiş mal +(g)An- ) ETü kaz- kazmak +I(g)

 kaz-

Benzer sözcükler: kazanç, kazandırmak, kazanılmak, kazanım, kazı kazan


29.12.2015
kazara

Fa ḳażārā قضارا zkazaya, kaza ile Ar ḳaḍāˀ قضاء z(tanrısal) yargı

kazaska

Rus kazáska Kazak kızı, Kazak dansı öz Kazak Güney Rusya akıncılarına verilen ad

kazasker

Ar ḳāḍi'l-ˁaskar قاض العسكر zordu yargıcı

kazaz

Ar ḳazzāz قزّاز z [#ḳzz faˁˁāl mesl.] ipek tüccarı Ar ḳazz قَزّ zçiğ ipek ≈ Fa ḳaz قز za.a.

kazı|mak

<< ETü kazı- tırmalamak, eşelemek ≈? ETü kaz- eşmek