keş2

keson

Fr caisson [büy.] büyük kasa Fr caisse kasa +on İt cassa

kesp

Ar kasb كسب z [#ksb faˁl msd.] elde etme, kazanma, kazanç Ar kasaba كسب zkazandı

kesret

Ar kaṯra(t) كثرة z [#ks̠r faˁla(t) mr.] çokluk Ar kaṯura كثُر zçok idi

kestane

Yun kastánea καστάνεα zkestane ağacı Yun/EYun kástanon κάστανον zkestane

keş1

Fa kaş كش zçekiş, çeken Fa/OFa kaşīdan كشيدن zçekmek ≈ Ave karş- a.a. ≈ Sans krş-, karşa कर्ष zçekmek, sürmek

keş2

[ Lugat-i Halimi, 1477]
terīn: kurut ki keşk كشك daχı dérler [ Ahterî-i Kebir, 1545]
keş كش dedükleri nesne ki yoğurtdan iderler

≈ Fa kaşk كشك zkurutulmuş yoğurt, kurut


18.09.2017
keş3

İng cash para kasası [esk.], nakit İt cassa

keşide

Fa kaşīda كشيده z [pp.] çekme, çekilen şey Fa kaşīdan كشيدن zçekmek +a

keşif

Ar kaşf كشف z [#kşf faˁl msd.] ortaya çıkarma, örtüsünü açma Ar kaşafa كشف zbuldu

keşiş

Ar kaşīş كشيش z [#kşş] Hıristiyan rahibi Aram ḳəşīş קְשִׁישׁ z1. yaşlı kimse, şeyh, 2. kilise hiyerarşisinde bir sınıf rahip Aram ḳəşaş קְשַׁשׁ zyaşlanmak, yaşlı olmak

keşişleme

öz Keşiş Dağı İstanbul'un güneyinde bir dağ, Uludağ