keşide

kesret

Ar kaṯra(t) كثرة z [#ks̠r faˁla(t) mr.] çokluk Ar kaṯura كثُر zçok idi

kestane

Yun kastánea καστάνεα zkestane ağacı Yun/EYun kástanon κάστανον zkestane

keş1

Fa kaş كش zçekiş, çeken Fa/OFa kaşīdan كشيدن zçekmek ≈ Ave karş- a.a. ≈ Sans krş-, karşa कर्ष zçekmek, sürmek

keş2

≈ Fa kaşk كشك zkurutulmuş yoğurt, kurut

keş3

İng cash para kasası [esk.], nakit İt cassa

keşide

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
keşīde e.: çekmek [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
keşide: "Çekme" demek olup eskiden 'telgraf, poliçe, çek, piyango ve ziyafet' gibi sayılı bâzı kelimelerle kullanılırdı.

Fa kaşīde كشيده z [pp.] çekme, çekilen şey Fa kaşīdan كشيدن zçekmek +a

 keş1

Benzer sözcükler: keşideci


14.11.2019
keşif

Ar kaşf كشف z [#kşf faˁl msd.] ortaya çıkarma, örtüsünü açma Ar kaşafa كشف zbuldu

keşiş

Ar kaşīş كشيش z [#kşş] Hıristiyan rahibi Aram ḳəşīş קְשִׁישׁ z1. yaşlı kimse, şeyh, 2. kilise hiyerarşisinde bir sınıf rahip Aram ḳəşaş קְשַׁשׁ zyaşlanmak, yaşlı olmak

keşişleme

öz Keşiş Dağı İstanbul'un güneyinde bir dağ, Uludağ

keşke

Fa kāş ki كاش كه ztemenni bağlacı

keşkek

Fa kaşk كشك z1. süt pıhtısı veya peynir altı suyu, 2. arpa suyu, arpa +ak2 << OFa kaşk peynir suyu, kurut?