kebir

kaziye

Ar ḳaḍīya(t) قضيّة z [#ḳḍy faˁīla(t) sf. fem.] dava, iddia, mesele, mantıkta önerme Ar ḳaḍā قضا zyargıladı

kazuistik

Fr casuistique 1. tekil vakaları inceleyerek genelleme yöntemi, 2. ayrıntıya boğulma YLat casuistica «vakacılık», (Katolik teolojisinde) zor vakalar karşısında vicdanen doğru olan davranışı belirleme yöntemi OLat casus vaka, hadise +ist° ≈ Lat casus [pp.] 1. düşüş, 2. şans, tesadüf Lat cadere düşmek +()t°

kazulet

<< Ar ḳāḏūra(t) murdar (kadın)

kazurat

Ar ḳāḏūrāt قاذورات z [#ḳḏr çoğ.] pislikler Ar ḳāḏūr قاذور z [fāˁūl t.] murdar, insandan kaçan (kişi, özellikle kadın) +āt Ar ḳaḏara قذر zmurdar idi, pislendi

kebap

Ar kabāb كباب z [#kbb faˁāl msd.] kızartma, kızartılmış et Aram kəbab, kebəbā כבבא za.a. (≈ Akad kabābu kızartmak, yakmak )

kebir

[ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
kebīr meşāyıχten-idi [büyük şeyhlerden] ve ṭarīḳat ˁayyārı-idi

Ar kabīr كَبِير z [#kbr faˁīl sf.] büyük ≈ Ar kabura/kabira كَبُِرَ zbüyük idi, büyüdü ≈ Aram gəbar גבר zgüçlü ve üstün olmak, yücelmek ≈ Akad gabru güçlü, üstün

 cebir

Not: Arapça sözcük diğer Sami dillerinde görülen gbr "güçlü, yüce" kökünün varyant biçimini kullanır. Aynı kök, normal fonetik evrimle cabara, cabr "güç, cebir", cabbār "yüce" şekillerinde yansır.

Benzer sözcükler: defteri kebir

Bu maddeye gönderenler: ekâbir, ekber, kibar, kibir (tekebbür), kübra, tekbir


12.12.2015
keçe

<< ETü-O keçe ıslatılarak dövülmüş yün

keçi

≈ ETü eçkü keçi

keçiboynuzu
keder

Ar kadar كدر z [#kdr faˁal ] sıkıntı, bunalma

kedi

OYun gatí γατί z [küç.] kedi yavrusu EYun káttos/kátta κάττος/κάττα zkedi Lat cattus/catta a.a. ~? Mıs