kehanet

kefen

Ar kafan كفن z [#kfn] cenaze torbası ≈ Süry kəfūn ܟܦܘܢ zhasır küfe ≈ EYun kóphinos κόφινος zhasır küfe, cenaze sepeti

kefere

Ar kafara(t) كفرة z [#kfr faˁala(t) çoğ.] kâfirler topluluğu, kâfirler alemi Ar kāfir كافر z [t.]

kefil

Ar kafīl كفيل z [#kfl faˁīl sf.] bir borcu üstlenen Ar kafala كفل zkefil oldu

kefir

Rus kefir кефир za.a. İng kefir mayalanmış sütten yapılan bir içecek ?

kefiye

<< Ar katfīya(t) كتفيّة z [nsb.] omuzları örten baş örtüsü, şal Ar kitf/katif كتف z [#ktf] kürek kemiği, omuz +īya(t)1

kehanet

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
kihānet: praesagire, praedicere alicuis occulta

Ar kahāna(t) كهانة z [#khn faˁāla(t) msd.] gaipten haber verme Ar kāhin كاهن z

 kâhin


10.11.2014
kehf

Ar kahf كهف z [#khf] mağara ~? Lat cavus a.a.

kehkeşan

Fa kahkaşān كهكشان zsamanyolu § Fa kah كه zsaman Fa kaşān كشان zyuvarlak çadır, kubbe

kehribar

Fa kah-rubā كهربا z«saman kapan», fosilleşmiş reçineden oluşan ve yüne sürtününce elektriklenme özelliğine sahip olan sarı madde § Fa kāh/kah كاه/كه zsaman Fa rubā ربا zkapan (Fa rubūdan ربودن, ربا zkapmak, çalmak, zorla almak +ā(n) ≈ OFa rōp zoralım, soygun Havr *Hrewp- (*rewp-) kapmak, çalmak )

kek

İng cake çörek, pişi ≈ Ger *kokjan pişirmek << HAvr *gog a.a.

kekâ

?