keko

kek

İng cake çörek, pişi ≈ Ger *kokjan pişirmek << HAvr *gog a.a.

kekâ

?

kekeme

onom keke kısa ve tutuk ses, kekeleme sesi

kekik

≈? Fa kākul/kākūti كاكل/كاكوت zyabani zahter ≈? Sans kukuṭa कुकुट zyenebilen bir ot (marsilea quadrifolia?)

keklik

<< ETü keklik eti yenen bir kuş, perdrix ≈ TTü geğrik/gekrik/geklik geğirme, hıçkırık ETü kekir- geğirmek, hıçkırmak

keko

[ Andreas Tietze, Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati, 1944]
Keko [kişi lakabı], vaadimde durduğumu anlayınca, sevinci bir kat daha arttı. [ Cumhuriyet - gazete, 1968]
Keko'lar...%uKeko'lar (kardeşler kardeşler) durun.. kek [ Ekşi Sözlük, 2000]
kek: her lafa kanan, her söyleneni yiyen insanlar için kullanılır [ Ekşi Sözlük, 2001]
keko: kürtçe adam herif manasına gelen kelime. argomuza aşağılama ibaresi olarak yerleşmiştir. keklemek "(argo)" [ Ekşi Sözlük, 2002]
keklemek: aldatmak, işletmek

Kürd keko ağabey (hitap şekli) Kürd kek ağabey ≈ Fa kākā كاكا za.a.

Benzer sözcükler: kek, keke, keklemek


22.02.2019
kekre

<< ETü kekre ekşi veya acı (tat)

kel

Fa kal كل zkellik hastalığı, bu hastalıktan dolayı saçı dökülmüş kimse ≈ Ave kaurva a.a. << HAvr *kl̥H-wó-s (*kl̥-wó-s) kel, kafatası

kel alaka

Fr qu'est-ce que l'alaka alaka nedir? ne alaka?

kelam

Ar kalām كلام z [#klm faˁāl msd.] 1. söz, 2. İslami teoloji ilmi Ar kalama كلم zkonuştu, söyledi

kelaynak

TTü aynak/inak bir tür kuş