kel

kekeme

onom keke kısa ve tutuk ses, kekeleme sesi

kekik

≈? Fa kākul/kākūti كاكل/كاكوت zyabani zahter ≈? Sans kukuṭa कुकुट zyenebilen bir ot (marsilea quadrifolia?)

keklik

<< ETü keklik eti yenen bir kuş, perdrix ≈ TTü geğrik/gekrik/geklik geğirme, hıçkırık ETü kekir- geğirmek, hıçkırmak

keko

Kürd keko ağabey (hitap şekli) Kürd kek ağabey ≈ Fa kākā كاكا za.a.

kekre

<< ETü kekre ekşi veya acı (tat)

kel

[ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
asbaχ [Ar. - tuzlu toprak, şorak]: kel [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kel: Achores, porrigo [kellik hastalığı], unde quoque Calvus [bundan dolayı bazen saçsız anlamında da kullanılır]

Fa kal كل zkellik hastalığı, bu hastalıktan dolayı saçı dökülmüş kimse ≈ Ave kaurva a.a. << HAvr *kl̥H-wó-s (*kl̥-wó-s) kel, kafatası

Not: Aynı HAvr kökten Lat calvus, Rus golyı "kel, kafatası".

Benzer sözcükler: kelez, kelleşmek, kelleştirmek, keltoş

Bu maddeye gönderenler: kelaynak, kelle


15.03.2020
kel alaka

Fr qu'est-ce que l'alaka alaka nedir? ne alaka?

kelam

Ar kalām كلام z [#klm faˁāl msd.] 1. söz, 2. İslami teoloji ilmi Ar kalama كلم zkonuştu, söyledi

kelaynak

TTü aynak/inak bir tür kuş

kelb

Ar kalb كَلْب z [#klb] köpek ≈ İbr keleb כֶּלֶב z [#klb] a.a. ≈ Akad kalbu a.a.

kelebek

<< OTü kepelek kelebek ETü kepeli a.a. +Ak