kelam

keklik

<< ETü keklik eti yenen bir kuş, perdrix ≈ TTü geğrik/gekrik/geklik geğirme, hıçkırık ETü kekir- geğirmek, hıçkırmak

keko

Kürd keko ağabey (hitap şekli) Kürd kek ağabey ≈ Fa kākā كاكا za.a.

kekre

<< ETü kekre ekşi veya acı (tat)

kel

Fa kal كل zkellik hastalığı, bu hastalıktan dolayı saçı dökülmüş kimse ≈ Ave kaurva a.a. << HAvr *kl̥H-wó-s (*kl̥-wó-s) kel, kafatası

kel alaka

Fr qu'est-ce que l'alaka alaka nedir? ne alaka?

kelam

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
χoş kelām dip [deyip] dostına

Ar kalām كلام z [#klm faˁāl msd.] 1. söz, 2. İslami teoloji ilmi Ar kalama كلم zkonuştu, söyledi

Not: Arapça sözcüğün ikinci anlamı EYun lógos/logikē kerşılığı olup M 10. yy başlarında Basra'da al-Aşˁarī çevresi tarafından benimsenmiştir.

Benzer sözcükler: hüsnükelam, kelamist

Bu maddeye gönderenler: allem kallem, kelime, mükâleme, tekellüm (mütekellim)


17.08.2017
kelaynak

TTü aynak/inak bir tür kuş

kelb

Ar kalb كَلْب z [#klb] köpek ≈ İbr keleb כֶּלֶב z [#klb] a.a. ≈ Akad kalbu a.a.

kelebek

<< OTü kepelek kelebek ETü kepeli a.a. +Ak

kelecoş

Erm galacaş կալաճաշ z«harman yemeği», bir tür karma yemek § Erm gal կալ zharman yeri Erm caş ճաշ zyemek

kelek1

Fa kālak كالك zham meyve, özellikle kavun <? Fa kel kelle, saçsız baş