kelb

kekre

<< ETü kekre ekşi veya acı (tat)

kel

Fa kal كل zkellik hastalığı, bu hastalıktan dolayı saçı dökülmüş kimse ≈ Ave kaurva a.a. << HAvr *kl̥H-wó-s (*kl̥-wó-s) kel, kafatası

kel alaka

Fr qu'est-ce que l'alaka alaka nedir? ne alaka?

kelam

Ar kalām كلام z [#klm faˁāl msd.] 1. söz, 2. İslami teoloji ilmi Ar kalama كلم zkonuştu, söyledi

kelaynak

TTü aynak/inak bir tür kuş

kelb

[ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
şol çetük [kedi] gibi kim kelb elinde zebūn olıcak kelbüŋ yüzine yapışur

Ar kalb كَلْب z [#klb] köpek ≈ İbr keleb כֶּלֶב z [#klb] a.a. ≈ Akad kalbu a.a.

Benzer sözcükler: kelbî, kelbiyyun

Bu maddeye gönderenler: güllabi, kerpeten


12.05.2015
kelebek

<< OTü kepelek kelebek ETü kepeli a.a. +Ak

kelecoş

Erm galacaş կալաճաշ z«harman yemeği», bir tür karma yemek § Erm gal կալ zharman yeri Erm caş ճաշ zyemek

kelek1

Fa kālak كالك zham meyve, özellikle kavun <? Fa kel kelle, saçsız baş

kelek2

Ar kalak كلك zFırat ve Dicle nehirlerine özgü sal Akad kalakku 1. kesik piramit, 2. tahıl deposu, silo, 3. bir tür oturak, 4. sal (Kaynak: CAD sf. 8.62)Sumer ka.lá

kelepçe

Fa kalābçe كلبچه z [küç.] halkacık, küçük sargı Fa kalāb كلب zsargı, kangal, halka şeklinde sarılı ip +ça3