kelle

kelepçe

Fa kalābçe كلبچه z [küç.] halkacık, küçük sargı Fa kalāb كلب zsargı, kangal, halka şeklinde sarılı ip +ça3

kelepir

?

keler

<< ETü keler kertenkele

keleş

≈ Kürd keleş haydut, eşkiya ?

kelime

Ar kalima(t) كلمة z [#klm faˁila(t) ] söylenen şey, söz Ar kalama كَلَمَ zsöyledi

kelle

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
nümūdār-i şeḳāyıḳ-ı nuˁmān olan χūnin kelleler ile ˁarsa-i kārzāre zeyn virüp [gelincik benzeri kanlı kellelerle savaş alanını süsleyip]

Fa kalle كلّه zkafanın üst kısmı, kuru kafa

 kel

Benzer sözcükler: kelle peyniri, kelle şekeri


14.11.2019
kelli

<< TTü gayri

kelp

İng kelp soda elde etmek için yakılan bir tür deniz yosunu << Eİng culp/culpe a.a. ?

kelter

Yun kalathárion καλαθάριον z [küç.] bir tür hasır sepet, küfe EYun kálathos κάλαθος zalt kısmı dar olan hasır sepet +arion ~? Mıs krḥt a.a. (Kaynak: Rosol sf. 176)

kem

<< ETü kem hastalık, terslik ≈ Fa kam كَم zeksik, aşağı, hor

kem küm

onom mütereddit konuşma sesi