kemer

kemane

Fa kamāna كمانه zyaya benzer nesne Fa kamān yay +a

kemankeş

Fa kamān-kaş كمان كش zyay çeken, okçu

keme

Ar kamˀa(t) كمأة zmantar, özellikle domalan, trüf ≈ Akad kamˀatum mantar

kemençe

Fa kamānça كمانچه z [küç.] ok atmak için kullanılan bir tür kısa yay Fa kamān yay +ça3

kement

Fa kamand كمند zçekince daralan düğüm, ilmik Fa kamīdan كميدن zküçülmek +and Fa kam كم zküçük

kemer

"giysi kemeri" [ Codex Cumanicus, 1303]
corigia [kuşak] - Fa: χamar - Tr: kur "... yapı kemeri" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
kırk direk var kubbede u kırk kemer

Fa/OFa kamar كَمَر z1. kuşak, 2. mimaride kemer veya kubbe Ave kamarā- kuşak

Not: Karş. Fa kam "kötü, sol", kamān "yay", Erm gamurç կամուրջ "köprü" (i.e. "kemer"?), EYun kamínos "kubbe şeklinde fırın, tandır". Ortak *kam- ("eğri") kökü varsayılmalıdır. • EYun kámara "mimaride kemer, kubbe, tonozlu oda" Eski Farsçadan alıntıdır.

Benzer sözcükler: kemer sıkmak, kemerli, su kemeri


11.12.2015
kemik

<< ETü kemrük kemirilen şey, kemik ETü kemür- kemirmek, kıtırdatmak +Uk

kemir|mek

<< ETü kemür- kemirmek

kemiyet

Ar kammiyya(t) كمّيّة z [#kmm y. msd.] miktar, nicelik Ar kamm كمّ zne kadar +īya(t)

kemoterapi

İng chemotherapy kimyasal tedavi (İlk kullanım: 1907 Paul Ehrlich, Alm. biyokimyacı.) § EYun χēmía χημία zkimya EYun therapeía θεραπεία ztedavi

kenar

Fa kanār/kirān كَِنار zkıyı, çevre << OFa kanār/karān a.a. ≈ Ave karan- a.a.