kemik

kemankeş

Farsça kamān-kaş كمان كش z "yay çeken, okçu" sözcüğünden alıntıdır.

keme

Arapça kamˀa(t) كمأة z "mantar, özellikle domalan, trüf" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Akatça kamˀatum "mantar" sözcüğü ile eş kökenlidir.

kemençe

Farsça kamānçe كمانچه z "ok atmak için kullanılan bir tür kısa yay" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça kamān "yay" sözcüğünün küçültme halidir.

kement

Farsça kamand كمند z "çekince daralan düğüm, ilmik" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça kamīdan كميدن z "küçülmek" fiilinden +and ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Farsça kam كم z "küçük" sözcüğünden türetilmiştir.

kemer

Farsça ve Orta Farsça kamar كَمَر z "1. kuşak, 2. mimaride kemer veya kubbe" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde kamarā- "kuşak" sözcüğünden alıntıdır.

kemik
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: kemrük [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kertük [[dişlenmiş, kemrük de denir]] Orta Türkçe: kemük [ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
çaynap soru kemükni = süŋüknin yumşakın yidi [kemiği çiğneyip emdi, kemiğin iliğini yedi] Kıpçakça: kemürdek [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
kemürdek [[kıkırdak]]

Köken

Eski Türkçe kemrük "kemirilen şey, kemik" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe kemür- "kemirmek, kıtırdatmak" fiilinden Eski Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için kemir- maddesine bakınız.

Ek açıklama

14. yy'dan itibaren süŋük "kemik" sözcüğünün yerini almıştır.

Benzer sözcükler

kemikleşmek, kemikli, kemiksi


22.09.2017
kemir|mek

Eski Türkçe kemür- "kemirmek" fiilinden evrilmiştir.

kemiyet

Arapça kmm kökünden gelen kammiyya(t) كمّيّة z "miktar, nicelik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kamm كمّ z "ne kadar" sözcüğünün masdarıdır.

kemoterapi

İngilizce chemotherapy "kimyasal tedavi" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1907 Paul Ehrlich, Alm. biyokimyacı.) İngilizce sözcük Eski Yunanca χēmía χημία z "kimya" ve Eski Yunanca therapeía θεραπεία z "tedavi" sözcüklerinin bileşiğidir.

kenar

Farsça kanār veya kirān كَِنار z "kıyı, çevre" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen kanār veya karān sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen karan- sözcüğü ile eş kökenlidir.

kendi

Eski Türkçe kentü "kendi" sözcüğünden evrilmiştir.