kemir|mek

keme

Arapça kamˀa(t) كمأة z "mantar, özellikle domalan, trüf" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Akatça kamˀatum "mantar" sözcüğü ile eş kökenlidir.

kemençe

Farsça kamānçe كمانچه z "ok atmak için kullanılan bir tür kısa yay" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça kamān "yay" sözcüğünün küçültme halidir.

kement

Farsça kamand كمند z "çekince daralan düğüm, ilmik" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça kamīdan كميدن z "küçülmek" fiilinden +and ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Farsça kam كم z "küçük" sözcüğünden türetilmiştir.

kemer

Farsça ve Orta Farsça kamar كَمَر z "1. kuşak, 2. mimaride kemer veya kubbe" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde kamarā- "kuşak" sözcüğünden alıntıdır.

kemik

Eski Türkçe kemrük "kemirilen şey, kemik" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe kemür- "kemirmek, kıtırdatmak" fiilinden Eski Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir.

kemir|mek
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol süŋük kemürdi [[kemik kemirdi]]

Köken

Eski Türkçe kemür- "kemirmek" fiilinden evrilmiştir.

Benzer sözcükler

kemirgen, kemirilmek, kemirtmek

Bu maddeye gönderenler

kemik


17.03.2015
kemiyet

Arapça kmm kökünden gelen kammiyya(t) كمّيّة z "miktar, nicelik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kamm كمّ z "ne kadar" sözcüğünün masdarıdır.

kemoterapi

İngilizce chemotherapy "kimyasal tedavi" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1907 Paul Ehrlich, Alm. biyokimyacı.) İngilizce sözcük Eski Yunanca χēmía χημία z "kimya" ve Eski Yunanca therapeía θεραπεία z "tedavi" sözcüklerinin bileşiğidir.

kenar

Farsça kanār veya kirān كَِنار z "kıyı, çevre" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen kanār veya karān sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen karan- sözcüğü ile eş kökenlidir.

kendi

Eski Türkçe kentü "kendi" sözcüğünden evrilmiştir.

kendir

Sanskritçe gāndhāra गान्धार z "1. Hindistan'da bir ülke, bugün Afganistan'da Kandahar bölgesi, 2. kenevir bitkisinin uçları" sözcüğünden alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir. Sanskritçe sözcük Sanskritçe gandh- गन्ध् z "sivri, diken, batmak" fiilinden türetilmiştir.