kenger

kene

Farsça kane كنه z "kan emici bir parazit" sözcüğü ile eş kökenlidir.

kenef

Arapça knf kökünden gelen kanīf كنيف z "1. korunak, sığınak, 2. helâ" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kanafa كنف z "kanadı altına aldı, kucakladı, saklayarak korudu" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır. Bu sözcük Arapça kanaf كنف z "kanat" sözcüğü ile eş kökenlidir. (NOT: Arapça sözcük İbranice aynı anlama gelen kanap כנף z sözcüğü ile eş kökenlidir. İbranice sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen kanpā כנפא z sözcüğü ile eş kökenlidir. )

keneş

Eski Türkçe keŋeş "müşavere, şura, meclis" sözcüğünden evrilmiştir.

kenet

Arapça knd kökünden gelen kinad كند‎‎‎ z "taş blokları birbirine bağlayan demir raptiye, perçin" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice kannād כַּנָּד z "1. cetvel, gönye, 2. destek" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. sf. 648.)

kenevir

Yeni Yunanca kanavúrion κανναβούριον z "kenevir" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen kánnabis κάνναβις z sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen qunnabtu sözcüğünden alıntıdır.

kenger
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Kıpçakça: [ anon., Kitab-ı Mecmu-ı Tercüman-ı Türkî, 1343]
kangar: al-ḥarşaf [enginar] "yaban enginarı (cynara)" [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
Nebat-ı mezbūr berrī ve būstanī olur. Berrīsi dahi iki nevˁidir. Bir nevˁine kenger denir ki zikrolundu. Bir nevˁine kenger-i eşek derler. Būstānī kısmı enginar dedikleri sebzedir. "... akantus bitkisi (acanthus)" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kenger otu: Akantos.

Köken

Farsça ve Orta Farsça kangar كنگر z "yabani enginar, cynara cardunculus" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen kinára veya kynára κινάρα z sözcüğü ile eş kökenlidir.

Daha fazla bilgi için enginar maddesine bakınız.

Ek açıklama

Arapça ḳanġar قنغر, Ermenice gangaŗ կանկառ "yaban enginarı" biçimileri Farsçadan alınmıştır. Türkçe esas anlamı "yaban enginarı" iken, yerel ağızlarda ona benzer fakat farklı bir bitki olan kenger (gundelia tournefortii) bitkisine nispet edilmiştir.


16.06.2019
kenize

Farsça kanīze "genç kız" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen kanīçag veya kanīzag sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen kanyā- veya kanyīka- sözcüğü ile eş kökenlidir.

kent1

Eski Türkçe kend "şehir, yerleşim" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Soğdca aynı anlama gelen kand veya kanth sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Gharib 191.) Bu sözcük Hotan Saka dilinde aynı anlama gelen kanthā sözcüğü ile eş kökenlidir. (Kaynak: H. W. Bailey, Dict. of Khotan Saka sf. 51.)

kent2

Fransızca quint, quinte "beşli" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince aynı anlama gelen quintus sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince quinque "beş" sözcüğünden türetilmiştir. Latince sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *penkʷe biçiminden evrilmiştir.

kental

Fransızca quintal "beş yüz kiloluk ağırlık birimi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince quinque, quint- "beş" sözcüğünden +al° ekiyle türetilmiştir.

kentet

Fransızca quintette "beşli çalgı veya şarkıcı grubu" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İtalyanca aynı anlama gelen quintetta sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İtalyanca cinque, quint- "beş" sözcüğünden +et° ekiyle türetilmiştir.