kere

kerahat

Ar karāha(t) كَراهة z [#krh faˁāla(t) msd.] 1. kerhen yapma, ikrah etme, 2. İslam dinine göre yasak olmadığı halde kaçınılması gereken şey, namaz kılmanın caiz olmadığı zaman, özellikle gün doğumu ve gün batımı Ar kariha كَرِهَ ziğrendi, nefret etti

keramet

Ar karāma(t) كرامة z [#krm faˁāla(t) msd.] 1. yücelik, 2. evliya tarafından icra edilen mucize Ar karuma كَرُمَ zyüceldi

kerata1

Yun keratâs κερατᾶς zboynuzlu, şeytan, karısını satan kimse Yun kératon κέρατον zboynuz

kerata2

Yun kérato κέρατο zboynuz << EYun kéras, kerat- κέρας, κερατ- za.a. << HAvr *ḱér-h₂-es- (*ḱér-as-) HAvr *ḱerh₂- (*ḱer-) a.a.

keratin

Fr kératine boynuz ve tırnak hammaddesi EYun kéras κέρας, κερατ- zboynuz +in°

kere

[ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
χanlar χanı χān Bayındur yılda bir kerre toy edüp Oğuz beglerin konuklardı. [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
nice kerret bu maṣlaḥatdan endīşe kıldum

Ar karra(t) كرّة z [#krr faˁla(t) mr.] tekrar, defa Ar karra كَرَّ zgeri geldi, yineledi

Bu maddeye gönderenler: kerrat, tekerrür, tekrar (mükerrer)


24.08.2017
kerem

Ar karam كرم z [#krm faˁal msd.] yücelme, yücelik, cömertlik Ar karuma كرُم zyüceldi

kereste

Fa karāste كراسته zhazır, işe yarar, iş görür Fa kardan yapmak, işlemek

kerevet

Yun kreváti κρεβάτι zyatak, döşek, şilte << EYun krábbatos κράββaτος za.a.

kerevit

Yun karavída καραβίδα zküçük istakoz veya büyük karides << EYun kārabís, karabid- καραβίς z [küç.] a.a. EYun kārabos κάραβος zkabuklu kara veya deniz böceği

kereviz

Ar/Fa karafs كرفس zkökü yenen bir sebze, apium graveolens ≈ OFa karafs a.a. ≈ Aram krepsā כרפסא za.a.