kesim

kesafet

Ar kaṯāfa(t) كثافة z [#ks̠f faˁāla(t) msd.] sıklık, yoğunluk, kabalık Ar kaṯufa sık idi, yoğun idi

kesat

Ar kasād كساد z [#ksd faˁāl msd.] (satışta) durgunluk Ar kasada كسد z(satış) durgun idi

kese

Fa kīse كيسه ztorba, özellikle para torbası, cenin kesesi Aram kīsā כיס za.a. ≈ Akad kīsu para kesesi

keser

TTü kes- +()r

kesif

Ar kaṯīf كثيف z [#ks̠f faˁīl sf.] sık, yoğun Ar kaṯufa كثف zyoğun idi, yoğunlaştı

kesim

TTü: "kesme eylemi" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kesim: maktu, mukataa, icar. kesime vermek. kesim vakti: iltizam mevsimi, derslerin inkıtaı, tatil. YTü: "... sektör, segment" [ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
kesim: bölük, bölge, kısım

TTü kes- +Im

 kes-

Not: İkinci anlamın, Arapça kaynaklı kısım sözcüğünden esinlenme yoluyla türetildiği açıktır.

Benzer sözcükler: kesimhane


29.08.2014
kesin

TTü kesinkes katiyen TTü kes- +In

kesinti

TTü kes- +(In)tI

kesir

Ar kasr كسر z [#ksr faˁl msd.] 1. kırılma, kırıntı, kırık, 2. aritmetikte kesir Ar kasara كسر zkesti, kırdı

kesit

TTü kes- +Ut

keski

<< OTü kesgü kesme aleti ETü kes- +gU