kokoreç

kokart

Fr cocarde bükülmüş kâğıttan yapılan rozet << EFr coquart horoz, horoz ibiği

koket

Fr coquette [küç.] «küçük dişi horoz», işveli kadın Fr coq horoz +et°

kokina

Yun kókkino κόκκινο z1. kırmızı, 2. kırmızı tane şeklinde meyveleri olan bir bitki, dikenli mersin, ruscus aculatus << EYun kókkinos κόκκινος zkırmızı renk EYun kókkos κόκκος z1. tane, çekirdek, fıstık, kozalak, 2. kırmız meşesinin kırmızı boya elde edilen palamudu

kokla|mak

<< TTü kokula- koku almak TTü koku +lA-

kokona

≈ Yun kokóna κοκόνα zsaygıdeğer hanım ~? Romen cocoană hanımefendi

kokoreç

"ince bağırsaktan yapılan bir Yunan yemeği" [ Ömer Seyfettin, 1920]
kokoroç

Yun kokorótsi κοκορότσι zmısır koçanı (Arnavut ağzı, argo) ≈ Arn kokërroz mısır, mısır koçanı Bul/Sırp kukuruza a.a.

 kokoroz2

Not: Sargı şeklinden ötürü "mısır koçanı" adı verilmiş olmalıdır. • Ömer Seyfettin 'Lokanta Esrarı' adlı hikâyesinde, Atinalı bir Rum'un lokantasında ilk kez kokoroç ile tanışmasını anlatır. • Bazı Anadolu ağızlarında "mısır" anlamında kullanılan kokoroz/kukuruz sözcüğü Slavca kökenlidir. Karş. Bulg kukurúza, Sırp kukuruz/kukurica, Pol kukurydza/kokoryca, Ukr kukurudza "mısır".


12.03.2018
kokoroz1

Yun kókoras κόκορας zhoroz

kokoroz2

Yun kokkērós/kókkalos κοκκηρός ztaneli veya çekirdekli şey, kozalak, nohut veya bezelye kılıfı, keçiboynuzu vb. << EYun kókkos κόκκος ztane, meyve çekirdeği, çam fıstığı

kokot

Fr cocotte 1. çocuk dilinde tavuk, piliç, 2. işveli genç kadın onom

kokoz

?

kokpit

İng cockpit 1. horoz döğüşü ringi, 2. uçakta pilot kabini § İng cock horoz İng pit çukur (<< Eİng pytte kuyu, çukur Lat puteus kuyu )