kolluk

kolibri

Fr colibri arıkuşu Karib

kolik

Fr colique İng colic bağırsak sancısı EYun kōlikós κωλικός zbağırsağa ilişkin, a.a. (Kaynak: LS sf. 1016: Dsc 2:54, Gal 8:40)EYun kṓlon κώλον zbağırsak +ik°

kolit

Fr colite kalın bağırsak enfeksiyonu Fr colon kalın bağırsak +itis

kolla|mak

TTü kol +lA-

kollaps

Fr/İng collapse çökme, içe göçme Lat collapsus [pp.] Lat collab çökmek +()t° Lat con+ labi, laps- kaymak, düşmek

kolluk

"kola giyilen zırh" [ anon., Ebâmüslim-nâme terc., <1500]
kollığın ve butlığın cümle cebesin geyip "... güvenlik görevlisi" [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
ûbekî: Subaşı, yasakçı, ases ve kolluk neferatına denir. kolcu "a.a." [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kolcu: Dîdân gibi, gezip kollayan. Gürmrük kolcusu.

TTü kol

 kol

Not: Muhtemelen kol dolaşmak ve kolcu deyimlerinden.

Benzer sözcükler: kolluk kuvvetleri


13.06.2018
kolofon1

Fr colophone terebentinden elde edilen bir tür reçine Lat colophonia resina Kolofon kentine özgü reçine öz Kolophōn İyonya'da bir kent EYun kolophōn κολοϕών zzirve, doruk

kolofon2

İng colophon kitabın yazım veya basım bilgilerinin bulunduğu son sayfa Lat colophon a.a. EYun kolophōn κολοϕών z1. dağ zirvesi, doruk, taç, 2. kitabın sonunda müstensih adının verildiği 'taç sayfası' HAvr *kolH-bʰ- (*kol-bʰ-) (Kaynak: Frisk sf. 1:904.)HAvr *kelH- (*kel-) yükselmek, çıkmak

koloit

Fr colloïde tutkal kıvamında Fr colle tutkal

kolokyum

Lat colloquium [dev.] görüşme, müzakere Lat colloqui [f.] görüşmek, müzakere etmek Lat con+ loqui konuşmak << HAvr *tlokʷ- a.a. << HAvr *telkʷ- a.a.

kolon1

Fr colonne sütun << Lat columna direk, yüksek nesne, sütun << HAvr *kol-umnā- HAvr *kelH- (*kel-) yüksek olmak