kontrast

kontenjan

Fr contingent kısmet, pay, vergide ya da asker alımında bir şehir veya zümreye düşen pay Lat contingens «rast gelen», şans, talih, kısmet Lat con+ tangere, tact- dokunmak, denk gelmek +ent°

konteyner

İng container 1. kapsayan, içeren, 2. büyük kap, depo, ambar, özellikle deniz taşımacılığında büyük çelik depo İng contain içine almak, içermek, kapsamak +er Lat continere, content- beraber-tutmak Lat con+ tenere, tent- tutmak

kontinü

Fr continu sürekli Lat continuus tutarlı, sürekli, zincirleme Lat continere, content- birbirini tutmak

kontör

Fr compteur sayaç Fr compter saymak, hesaplamak +(t)or << Lat computare

kontra

Fr contre karşı, zıt << Lat contra karşı, zıt (edat ve önek) << HAvr *ḱóm-tero-s HAvr *ḱóm beraber, karşılıklı

kontrast

"fotoğrafçılıkta ışık/karanlık karşıtlığı" [ Cumhuriyet - gazete, 1933]
Kappelli alaminüt parlak ve kontrast kartpostalları "zıtlık" [ Cumhuriyet - gazete, 1939]
Bu kontrast, aslında mutlakıyetle demokrasinin prensiplerinden doğmadır.

Fr contraste karşıtlık, zıtlık İt contrasto [dev.] a.a. OLat contra-stāre karşı durmak, zıt olmak Lat stāre, stat- durmak


01.10.2017
kontrat

İt contratto sözleşme << OLat contractus [pp.] a.a. OLat contractare birlikte yapmak, ortaklık kurmak Lat con+ tractare sürmek, sürüklemek, götürmek, yapmak Lat tractus [pp.] sürük Lat trahere sürmek +()t°

kontratak

İng counter attack karşı-hücum

kontrbas

Fr contrebasse bir enstrüman ailesinin en pes üyesi, özellikle en pes yaylı çalgı

kontrfile

Fr contre-filet karşı-fileto, bir et kesimi

kontrgerilla

Fr contreguérilla gerillaya karşı savaş tekniği