kurdeşen

kurb

Ar ḳurb قرب z [#ḳrb fuˁl msd.] yakın olma, yakınlık Ar ḳariba قرب zyakın idi, yaklaştı, yanaştı (≈ Aram ḳrēb קרב zyakın olma, yaklaşma, ittifak etme ≈ Akad ḳerēbu a.a. )

kurbağa

<< ETü-O kurbaka kurbağa ETü baka a.a.

kurban

Ar ḳurbān قربان z [#ḳrb fuˁlān msd.] tanrıya sunulan adak Aram ḳūrbānā קוּרְבָּנָא z [#ḳrb] adak, sunu, hediye ≈ İbr ḳarbān קׇרְבָּן za.a. İbr ḳarab קרב z1. yakın olmak, yaklaşmak, 2. adak ve armağan sunmak

kurcala|mak

onom kırç/kırt kaşıma ve kazıma sesi

kurdele

İt cordella [küç.] şeritçik İt corda ip, şerit

kurdeşen

TTü: [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
şerā deyü türkce kurdeşeni dirler sebebi safravī kan çokluğundan veya tuzlu balġam çokluğundan olur TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kurd eşeni TTü: [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
kurd eşeni

<< TTü kurd eşeni «kurtçuk kaşıntısı», ciltte kaşıntılı kızarıklıklarla oluşan rahatsızlık« TTü eş- kaşımak, kazımak

 kurt, eş-


10.07.2015
kurgan

<< ETü korıġan hisar, kale ETü korı- korumak +(g)An

kurgu

TTü kur- +gU

kurmay

YTü kur divan, heyet

kurna

Yun kruniá κρουνιά z [çoğ.] yalak, hamam kurnası << EYun krouneíon κρουνείον z [küç.] a.a. EYun krounós κρουνός zçeşme, musluk +ion

kurnaz

Fa ḳurnās قرناس zahlaksız kişi, hilekâr, deyyus