kurnaz

kurdeşen

<< TTü kurd eşeni «kurtçuk kaşıntısı», ciltte kaşıntılı kızarıklıklarla oluşan rahatsızlık« TTü eş- kaşımak, kazımak

kurgan

<< ETü korıġan hisar, kale ETü korı- korumak +(g)An

kurgu

TTü kur- +gU

kurmay

YTü kur divan, heyet

kurna

Yun kruniá κρουνιά z [çoğ.] yalak, hamam kurnası << EYun krouneíon κρουνείον z [küç.] a.a. EYun krounós κρουνός zçeşme, musluk +ion

kurnaz

[ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
benâm korsan ve kurnas levend tâ’ifesinüŋ serdâr u ser-efrâzı [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳurnās قرناس: (turc. pers.) Nasutulus & vafer, pessimae indolis [hilekâr, ahlaksız] ... uti & ḳarnal قرنال: Leno propriae uxoris [kendi karısını pazarlayan, pezevenk] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ḳurnaz, ḳurnaş: mekkâr [dolandırıcı], yahud ḳarn manasından boynuzlu, hīlekâr. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ḳurnaz قورناز ı: 1. hilekâr, mekkâr, dessas, 2. aldanmaz, uyanık, zeyrek.

Fa ḳurnās قرناس zahlaksız kişi, hilekâr, deyyus

Not: Farsça aynı anlamda ḳarnāl biçimi mevcuttur. Ayrıca karş. Fa ġurbuz "kurnaz, hilekâr". Vefik Paşa Ar ḳarn "boynuz" sözcüğüyle irtibatlandırırsa da bu görüşü temellendirmek mümkün görünmüyor.


25.06.2018
kuron

Fr couronne taç << Lat corona a.a. EYun korōnís κορωνίς za.a. << HAvr *(s)ker-ew- halka, çember HAvr *(s)ker-¹ kıvırmak, halka yapmak

kurs1

İng course 1. akım, seyir, rota, süreç, 2. eğitim ve öğrenim programı Lat cursus koşu, koşu yolu

kurs2

Ar ḳurṣ/ḳurṣa(t) قرص z [#ḳrṣ fuˁl ] yuvarlak ekmek, lavaş, tepsi, disk

kursak

<< ETü kuruġsak/kuğursak mide <? ETü kuruġ gergin? kuru?

kurşun

<< ETü koruġjın kurşun ≈ Moğ qorguljin a.a.