kuyut

kuymak

≈ ETü kuyma 1. dökme metal, 2. dökme ekmek, lavaş ≈ Moğ qoymag katmer, gözleme

kuyruk

<< ETü kudruk kuyruk ≈ Moğ qudurga(n) 1. atın kuyruğundan geçen eğer kayışı, kuskun, 2. atın sağrısı

kuytu

Moğ qoitu art, gün görmeyen taraf, kuzey Moğ qoi- arka, art, geri

kuyu

<< ETü kuduġ kuyu ≈ Moğ qudug/quddug a.a.

kuyum

ETü kuy- dökmek +Im << ETü *kud- ≈? ETü kod- koymak, bırakmak

kuyut

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
bu ādābleri şurūt u ḳuyūdiyle [kayıt ve şartlarıyla] bilmeyenin salātı sahīh olmayup

Ar ḳuyūd قيود z [#ḳyd fuˁūl çoğ.] koşullar, bağlar Ar ḳayd قيد z [t.]

 kayıt

Benzer sözcükler: kuyudat


15.05.2015
kuz

<< ETü kūz güneşsiz yer, gölge

kuzen

Fr cousin amca, hala, dayı veya teyze oğlu << Lat consobrinus hala veya teyze oğlu Lat con+ sobrinus kızkardeşin ailesi, kızkardeş çocuğu << HAvr *swésr̥-iHno-s (*swésr̥-īno-s) HAvr *swésōr kızkardeş

kuzey

ETü kuz güneş almayan yer, dağın gölgeli yanı +(g)Ay

kuzgun

<< ETü kuzġun kargaya benzer kuş <? ETü kuz karanlık, kara

kuzin

Fr cousine [fem.] amca, hala, dayı veya teyze kızı Fr cousin amca, hala, dayı veya teyze oğlu