laik

lahit

Ar laḥd لحد z [#lḥd faˁl msd.] mezar, kabir, özellikle eski Roma tarzında nişleri olan mezar odası ve bu tarzda ölü gömme

lahmacun

Ar laḥm ˁacīn لحم عجين z [#lḥm] (hamur gibi) yoğrulmuş et § Ar laḥm لحم zet Ar ˁacīn عجين z [#ˁcn] yoğrulmuş, hamur

lahos

Yun vláχos βλάχος z1. Eflaklı, Ulah, 2. ahmak, aptal, 3. bir tür balık, epinephelus aeneus Ger walhaz yabancı, tat, dil bilmez

lahuri

Fa/Ar lāhūrī لاهورى zLahor kentine ait öz Lahor/Lahur Pakistan'da bir kent

lahza

Ar laḥẓa(t) لاحظة z [#lḥẓ faˁla(t) mr.] göz atış süresi, an Ar laḥaẓa لحظ zgöz attı, baktı

laik

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
laik: Dinî olmayan, ammî.

Fr laïque kilisenin kamu yönetiminden uzaklaştırılmasını savunan ≈ Fr laïc rahip olmayan << OLat laicus rahip olmayan EYun laïkós λαïκός zhalka ait, halktan EYun laós λαός zhalk, kamu +ik°

Not: Fransızcada sözcüğün siyasi anlamı 19. yy ortalarından itibaren yaygınlık kazanmış, 1880'lerden itibaren sözcüğün iki anlamını iki ayrı imla ile yazma usulü benimsenmiştir.

Benzer sözcükler: antilaik, laikçi, laikleşmek, laiklik, laisist, laisizm

Bu maddeye gönderenler: litürji


19.02.2018
lain

Ar laˁīn لعين z [#lˁn faˁīl sf.] lanetli Ar laˁana لعن zlanetledi

lak1

Ar/Fa lāk لاك zHindistan'a özgü bir tür zamk ve bundan elde edilen parlak kırmızı boya Hind lakh a.a. Sans lākşā/rākşā लाक्षा za.a. Sans rac-, rāg- boyamak

lak2

onom dil şaklatma sesi, sıvı çalkama sesi

lakap

Ar laḳab لَقَب z [#lḳb faˁal ] künye, unvan

lakayt

Ar lā ḳayd لا قيد zkayıtsız, bağlı olmayan