lakin

lakap

Ar laḳab لَقَب z [#lḳb faˁal ] künye, unvan

lakayt

Ar lā ḳayd لا قيد zkayıtsız, bağlı olmayan

lake

Fr lacqué [pp.] lak cilası ile cilalanmış Fr laque Hindistan'dan gelen parlak bir tür bitkisel cila Port laca a.a. Hind lakh a.a.

lakerda

Yun lakérda λακέρδα zpalamut veya orkinos tuzlaması ≈ Lat lacerta 1. kertenkele, 2. bir tür deniz balığı, belki istavrit

lakırdı

onom lak/lakır dil şaklatma sesi, su sesi +tI

lakin

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
walīkin buşarda şirā arslanı [ve fakat öfkeli iken Şera aslanı] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
kamusi islām evinde bir-durur / līkin onı ortada nādir-durur [tümü birdir, ama on tanesi ender bulunur]

Ar lākin/līkin لاكن zamma (bağlaç)

Benzer sözcükler: velakin


23.08.2017
lakonik

Fr laconique az konuşan, ketum EYun lakōnikós λακωνικός zSparta'ya ilişkin, Sparta'lı öz Lakōnia Sparta kenti +ic°

lakrimal

Fr lachrymal gözyaşına ilişkin, ağlamaklı << Lat lacrimalis a.a. Lat lacrima gözyaşı +al° << ALat dakruma a.a. << HAvr *dákru- a.a.

laksatif

Fr laxatif gevşetici, müshil OLat laxativus a.a. Lat laxare [den.] gevşetmek +()tiv° Lat languere, lax- gevşemek, gevşetmek

lakt(o)+

Fr/İng lacto+ [bileşik adlarda] süt Lat lac, lact- süt << HAvr *ǵlák-t- a.a.

laktasyon

Fr lactation (memelilerde) süt üretimi, emzirme Lat lactatio a.a. Lat lactare süt vermek +()tion