laksatif

lakerda

Yun lakérda λακέρδα zpalamut veya orkinos tuzlaması ≈ Lat lacerta 1. kertenkele, 2. bir tür deniz balığı, belki istavrit

lakırdı

onom lak/lakır dil şaklatma sesi, su sesi +tI

lakin

Ar lākin/līkin لاكن zamma (bağlaç)

lakonik

Fr laconique az konuşan, ketum EYun lakōnikós λακωνικός zSparta'ya ilişkin, Sparta'lı öz Lakōnia Sparta kenti +ic°

lakrimal

Fr lachrymal gözyaşına ilişkin, ağlamaklı << Lat lacrimalis a.a. Lat lacrima gözyaşı +al° << ALat dakruma a.a. << HAvr *dákru- a.a.

laksatif

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
laksatif: Bal gibi hafif ishal veren müshil.

Fr laxatif gevşetici, müshil OLat laxativus a.a. Lat laxare [den.] gevşetmek +()tiv° Lat languere, lax- gevşemek, gevşetmek

 laçka

Bu maddeye gönderenler: leasing


30.09.2017
lakt(o)+

Fr/İng lacto+ [bileşik adlarda] süt Lat lac, lact- süt << HAvr *ǵlák-t- a.a.

laktasyon

Fr lactation (memelilerde) süt üretimi, emzirme Lat lactatio a.a. Lat lactare süt vermek +()tion

laktoz

Fr lactose süt şekeri (İlk kullanım: Berthelot, Fr. kimyacı (1823-1907).) Lat lac, lact- süt +ose

lâl1

Ar laˁl لعل z [#lˁl] kırmızı renkli bir süs taşı, yakut Fa lāl لال zkırmızı

lâl2

Fa lāl لال zdilsiz, dili tutulmuş