liman

likit

Fr liquide sıvı, akışkan Lat liquidus a.a. Lat liquere akmak, sıvılaşmak +id° << HAvr *linkʷé- HAvr *wlei̯k- akmak, akıtmak

likorinoz

Yun likurínos λικουρίνος zBatı Akdeniz'e özgü bir tür küçük balık, derin su gümüşü, argentina sphyraena öz Liguria Kuzeybatı İtalya kıyı bölgesine verilen ad

likör

Fr liqueur 1. her tür içki, 2. bir tür alkollü içki Lat liquor sıvı Lat liquere akmak +or

likra

marka Lycra sentetik elyaf markası (İlk kullanım: 1959 DuPont Corp. ABD.)

lila

Fr lilas/lilac leylak bitkisi ve rengi Ar līlak ليلك z

liman

[ Codex Cumanicus, 1303]
portus - Fa: limanj - Tr: limen hava limanı [ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Berlin'in hava limanı olarak kullanılan Tempelhof meydanında

Yun limín/limáni λιμήν/λιμάνι zliman, gemi sığınağı << EYun limḗn λιμήν za.a.

Not: Türkçedeki en erken Yunanca alıntılardan biridir. Codex Cumanicus'un tanıklığına göre 14. yy başında Farsçada aynı anlamda kullanılmaktaydı. • Karş. Lat limen "eşik", limes "sınır". Frisk sf. II.97-99. Her üç sözcük "eşik" veya "kapı" kavramına dayanır.

Benzer sözcükler: hava limanı


19.09.2017
limbik

İng limbic beynin iç ve dış katmanları arasındaki sınır bölgesi (İlk kullanım: 1863 Paul Broca, Fr. tabip (1824-1880).) Lat limbus kenar, çeper, giysi yeni +ic° ≈ Lat limes kenar

lime

<< Fa nīme yarım şey, vücudun yarısını etkileyen felç Fa nīm yarım +a

limit

Fr limite sınır, hudut << Lat limes, limit- kenar, sınır ≈ Lat limen eşik

limited

İng limited sınırlı İng limit sınırlamak Fr limite

limon

Ar/Fa līmūn/līmōn ليمون zturunçgillerden maruf meyve Sans nimbū निम्बू za.a.