mübadil

muz

Fa mūz موز zsıcak iklime özgü bir meyve, musa sapientum (≈ Ar mawz a.a. ) OFa mōz/mōc a.a. Sans moça मोच za.a.

muzaffer

Ar muẓaffar مظفّر z [#ẓfr mufaˁˁal II mef.] zafer bahşedilmiş Ar ẓafara ظفر zzafer kazandı

muzır

Ar muḍirr مُضِرّ z [#ḍrr mufˁil IV fa.] zarar veren, zararlı Ar ḍarra ضَرَّ zzarar verdi

muzip

Ar *muˁḏib مُعْذِب z [#ˁḏb mufˁil IV fa.] azap veren Ar ˁaḏaba عَذَبَ zengel oldu, sıkıntı verdi

mübadele

Ar mubādala(t) مبادلة z [#bdl mufāˁala(t) III msd.] değiş tokuş etme, bedeliyle değiştirme Ar badal بدل zbedel, eşdeğer

mübadil

YO: "nüfus mübadelesine tabi olan" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Senelerdenberi Aliye ismi altında İzmir'de kalmış olan Söke'li Eleni namındaki mübadil Rum kadını Yunanistan'a gönderilmiştir.

Ar *mubādil مبادل z [#bdl mufāˁil III fa.] değiş tokuş eden Ar badal مبادلة zeşdeğer, bedel

 mübadele

Not: Cumhuriyet dönemine ait bir neo-Osmanlıca türevdir.


18.09.2014
mübah

Ar mubāḥ مباح z [#bwḥ mufˁal IV mef.] izinli, yasak olmayan Ar abāḥa أباح z [IV f.] izin verdi, serbest bıraktı Ar bāḥa بَاحَ zaçık ve düz idi

mübalağa

Ar mubālaġa(t) مبالغة z [#blġ mufāˁala(t) III msd.] haddi aşma, çok olma Ar balaġa بَلَغَ zulaştı, yetişti

mübarek

Ar mubārak مبارك z [#brk mufāˁal III mef.] kutlu, kutsanmış Ar baraka(t) بركة zkutsama, bereket

mübareze

Ar mubāraza(t) مبارزة z [#brz mufāˁala(t) III msd.] karşılıklı meydana çıkma, çatşma, dövüş Ar baraza بَرَزَ zmeydana çıktı

mübaşir

Ar mubāşir مباشر z [#bşr mufāˁil III fa.] 1. cinsel ilişkiye giren, 2. bir işi şahsen yürüten Ar bāşara باشر z [III f.] 1. ten temasında bulundu, 2. bir işi bizzat ve şahsen yürüttü Ar başar/başara(t) بشر/بشرة zten, beden, insan gövdesi