mühimmat

müftü

Ar mufti مفتٍ z [#ftw mufˁil IV fa.] fetva veren Ar aftā أفتا z [IV f.] fetva verdi, hukuki görüş bildirdi Ar fatwā فتوَى z

müge

Fr muguet güzel kokulu bir çiçek EFr mugue/musc misk

mühendis

Ar muhandis مُهَنْدِس z [#hnds mufaˁlil q. fa.] arazi ölçen, geometrist, yapı ustası Ar handasa(t) هندسة zarazi ölçme, geometri

müheyya

Ar muhayyā مهيّا z [#hyA mufaˁˁal II mef.] hazır, hazırlanmış Ar hayya هَىَّ z [II f.] düzenledi, derledi

mühim

Ar muhimm مُهِمّ z [#hmm mufˁil IV fa.] önemli Ar hamma هَمَّ zönemsedi

mühimmat

[ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
esbāb u ālāt-i mühimmāt tedārükinde [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
mühimmat: Savaş gereçleri.

Ar muhimmāt مُهِمَّات z [#hmm çoğ.] gereçler, gerekli şeyler Ar muhimma(t) مهمّة z [t.] önemli şey +āt

 mühim


20.08.2015
mühlet

Ar muhla(t) مُهْلة z [#mhl fuˁla(t) mr.] erteleme Ar mahala مَهَلَ zerteledi, geciktirdi

mühre

Fa muhra مهره z1. top, topçuk, bilye, 2. deniz kabuğu, 3. kâğıt perdahlamakta kullanılan bir tür deniz kabuğu, cila

mühtedi

Ar muhtadi مهتدٍ z [#hdy muftaˁil VIII fa.] doğru yola yönelen Ar hadā هَدَا zyol gösterdi

mühür

Fa muhr مهر zdamga << OFa mudrak a.a. (≈ Sans mudrā मुद्रा za.a. )

müjde

Fa mujda مژده ziyi haber, müjde ≈ Fa mujd مژد zJüpiter gezegeni, iyi haber ≈ Ave mijda- ödül