maç

mabeyn

Ar mā bayn ما بين z1. arada olan, iki şeyin arası, orta, 2. ara oda, bir evin halka açık olan kısmı, saray

mabut

Ar maˁbūd معبود z [#ˁbd mafˁūl mef.] kendisine ibadet edilen, ilah Ar ˁabada عَبَدَ zkulluk etti, tapındı

macchiato

İt espresso macchiato az süt katılmış espresso İt macchiato lekeli, lekelenmiş İt macchia leke

macera

Ar mā carā ما جرا z [#cry] cereyan eden şey, olup biten, vaka, olay Ar carā جَرَا zhızla aktı, koştu

macun

Ar maˁcūn معجون z [#ˁcn mafˁūl mef.] hamur kıvamında olan şey, özellikle şekerleme Ar ˁacana عجن z(hamur) yoğurdu

maç

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
maç: İki rakip, iki takım veya şirket arasındaki mücadele.

İng match eş, eşleşme, iki kişi veya takım arasında spor karşılaşması << Eİng gemaecca yoldaş, eş << Ger *ge-makjon eş-yapılmış Ger *makōn yapmak << HAvr *meh₂ḱ- (*māḱ-) şekil vermek, yoğurmak

Bu maddeye gönderenler: magma, makyaj, mason (farmason)


07.03.2013
maça

İt mazza tokmak, iskambilde bir renk << OLat *matea tokmak

maço

İng macho «İspanyol erkeği gibi», kabadayılık taslayan erkek İsp macho erkek << Lat masculus a.a. Lat mas, mar- erkeklik organı, erkek kişi +ul°

maçuna

İt mancina gemi vinçi << Lat machina makine, mancınık

madalya

Fr médaille özel amaçla basılan metal para, metal para şeklinde süs << OLat metallea metal para

madalyon

Fr medaillon İt medalione [büy.] büyük pul İt medalia metal pul, metelik +on